Emeğin Elleri

Onlar, bu dünyanın varlık üreten esirleri, kimi zaman bir somun ekmek için, bir şişe su için kimi zaman, kimi zaman interneti, telefonu, evi ayakkabısı, giysisi ve okulu için çocuğun 24 eşit saate bölünmüş gününün altı, yedi saatinde anca uyurlar, saklı öpüşmeler de dâhil.
Eve düşen işi saymazsak eğer ve saymazsan haksız hukuksuz iş saati uzatmalarını, on iki saat çalışırlar onlar, fabrikada bandın önünde, laboratuvarda sayarken görünmez, sokakta çöpü süpürürken, dokurken rakamları veznede ve yontarken kayayı içinde saklı kömür için. Tabi bulabilirlerse çalışacak işi.
Ekmeğin hamurunu onlar yoğurur, yapının çamurunu onlar, onlar rakamların işlemlerini, onlar gökyüzünün gizemlerini bilir ama asıl başarılı onların bu yeteneklerinden aşıran zenginler sayılır. Dört işlem hak getire...
Yangından ilk kurtarılacak değillerdir elbet ama onlar düşmanla el ele verilip savaşta ilk vurulacak hatta bulunanlardır.
Führer'in, Duçe'nin, 2. Elizabeth'in ve Roosevelt'in hesabı gerekmeyen gerekli kaybıdır onlar.
Büyükleri, her devletin ve o büyüklerin sahipleri, onların ürettikleri arabalarla onlara çamur sıçratıp, onların yükselttiği binaların önlerinden kovalarken onları, onların temizlediği sokaklarda onları görmek istemezler.
Büyükleri her devletin ve o büyüklerin zengin sahipleri, sussun isterler onlar, sesi şarkıya, sözü şiire, korkuları birliğe, umutları geleceğe dönüşmesin isterler.
Ve onlar, dünün batağından günü çekip çıkarırken, emekleriyle bir yoldaş sıcaklığıyla kuracakları, barış dâhil, yeni dünyadaki o güzel zamanı ölümlü aklımızla bilelim diye her 1 Mayıs'ta önümüze sunarlar.
Can Deniz Eraldemir

Hiç yorum yok: