Diyarbakır Ortasında

Haberlerden bazı satır araları dikkatimden kaçmadı. Polis amiri “çocuğa zarar vermeyin” diyor. Öldürüyorlar. Hesap içinde hesap var, belli.
Newroz platformunda kan anonsu yapılmıyor bile. Sahi niye?
İki şarkının sözleri yankılanıyor.
“Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım
Ben bu kurşun sesini nerede olsa tanırım.”
“Durun ve kendinize bir şey söyleyin artık!
Aranızdan çekilip alındım,
Ve kaybedildim diyorum.”
“İsteseler öldürmezlerdi”, diyorum. “İsteseler ayağından vurur; sonra sorgularlardı; ama öldürmezlerdi” diyorum.
Malatya Adli Tıp'a vermişler cenazesini. Kürt olanlar bilir. Birisinin cenazesinin Malatya Adli Tıp'a girmesi demek, devletin kayıtlarına “terörist” olarak girmesi demektir.
Doğu'da cenazeniz Malatya’ya mı gitti? Kayıtlara “terörist” olarak girdiniz demektir.
Hani şu 34 çocuğu katlettiklerinde. Roboskili 34 çocuğun cenazesini de Malatya'ya götürmek istemişti devlet. Aileler hastane önünde barikat örmüştü de vermemişti.
Ölmeniz yetmez. Cenazenizin Malatya'ya gitmemesi için uğraşır yakınlarınız!
Gencin cenazesi morga gidiyor; fakat o ne? Morgun suları kesik.
Allah'ın suyunu kesmişler.
Devletin okullarınızda okumuş, müzik hocalarının jüri üyelerinin torpillerle dolap çevirdiği mülakatları aşmış ve müzik eğitimi alan bir genci katlettiler.
Bu nedir biliyor musunuz, dostlarım?
Newroz'un "W"sudur bu öldürülen genç.
Onu vuran polis(ler) ise Nevruz'un "V"sidir.
Mesele budur.
Kininizle geberin!
Kadir Bal

Hiç yorum yok: