Kolay Zafer Yok

Sosyal medya, bir yandan siyasi mobilizasyonu ve tepkiyi ciddi ölçüde emiyor, bir yandan da hareketsiz haldeki muhalif yığınların kendini bir şekilde tatmin etmesini sağlıyor. Bu da elbette bu mühim aracın ciddi bir zararlı etkisi.
Sokaklarda kendimizi gösteremediğimiz vakit, -ve artık bu da bir "cesaret" işi oldu- bir "gösterme" alanı olan sosyal medyada kendimizi gösterip, politik öfkemizi aldığı karşılık- like, rt, fav- ölçüsünce teskin ediyoruz.
Şimdi referandum öncesinde, bir meşgale daha bulunmuş durumda.
AKP'lilerin Twitter'daki anketlerinde "hayır"ı ezici oranda önde çıkarıp mutlu oluyoruz. Bunu troll'lerle bir kafa bulma, eğlenme yolu olarak yapmakta bir şey yok. Fakat çıkan sonuçları "hayır"ın rahat kazanacağına yoranlar da var.
Oysa AKP tabanı Twitter'da öyle pek güçlü değil. Orası CHP'lilerin ve solcuların domine ettiği bir ortam. Muhafazakârlar ise, sosyal medyada ağırlıkla Facebook'ta varlar. Siyasi yönelimlerini de daha çok televizyon izleyerek belirliyorlar. Yani bizim olmadığımız bir yerden.
Yani bu insanlara ulaşabilmenin, anlatabilmenin tek yolu sokaklardır.
Ayrıca Osmanlı'da oyun bitmiyor. Bakalım tabanı tutmak ve fazlasını da kazanmak için referanduma kadar daha neler yapacaklar. Son üç dört gündür, ordu içindeki "Kemalist darbeciler" söylemini de bir korkutma ve birleştirme malzemesi olarak kullanacak gibi görünüyorlar.
Bunun startı, iki ayrı TV programında AKP'li tetikçilerin “15 Temmuz'u FETÖ, Kemalistlerle yaptı” diye yumurtlamalarıyla verildi. Bugün Hürriyet'in "karargâh rahatsız" manşetiyle de taçlandırıldı.
Diğer yandan “hayır’cılar = teröristler” diye kodlanmış, nefretten kazanç sağlama politikasını da sonuna dek yürütecekler. Başka bir çare göremiyorlar. Hem ekonomik bunalımdan, hem de artık yorgunluktan tabanda meydana gelen motivasyonsuzluğu klasik mağduriyet, tehdit, düşman argümanlarıyla kırmaya çalışacaklar.
Ve daha propagandatif, maddi bir yığın olanak onların lehine, her şey ellerinde, "hayır" cephesinin zaten dar olan bütün imkânlarını da kısmak için her şeyi yapıyorlar ve çok daha fazlasını yapacaklar.
16 Nisan'da kimseye kolay "zafer" yok.
İsmail Güney Yılmaz

Hiç yorum yok: