Ayşe'nin Defteri

Suriyeli dünyalar tatlısı bir kız çocuğu Ayşe. Heyecanla bu sene birinci sınıfa başladığını anlattı. Okul defterini istedim, kendisinden büyük sırt çantasını getirip çıkardı, defterini verdi; Türkçeyi, Latin harfleriyle okuma/yazmayı öğreniyormuş. Defterin ilk sayfaları harf çalışmalarıyla, sonraki sayfaları kelime ve fiş çalışmalarıyla doluydu. Yazmaya çalıştığı harfleri ve kelimeleri okumakta zorlandım ama aşina olduğum “Ali ata bak”, “bak bu top” gibi fişleri görünce zorluk çekmeden beraber tekrar yapmaya başladık.
Sayfalar dolusu cümleleri, fişleri tekrar ederken bir fiş dikkatimin tamamını üstünde topladı, fişi okuyunca durakladım ve atlama gereği duydum. Sayfa boyunca ve ardı sıra gelen sayfalarda tekrar ettirilen fiş şuydu: “Atatürk çok güzel”. Yedi yaşında mülteci bir kız çocuğunun sayfa boyu yazmaya çalıştığı cümleydi “Atatürk çok güzel”.
Ayşe ve nice mülteci çocuk, yeni harflerle, yeni bir dille, yeni bir ülkeyle tanışıyor. Tekrar ettirilerek ikrar edecekleri bu ülkenin gerçeklerini öğreniyorlar. Bana, anama, babama, devletin tedrisatından geçmiş tüm nesillere öğretilen bu gerçek şimdi de mülteci çocuklara öğretiliyor.
“Türkiye’de iki bakanlık isminin önünde milli kelimesi vardır: biri milli savunma bakanlığı, diğeri de milli eğitim bakanlığı. Biri dış tehditlere karşı kurulmuştur, diğeri de iç tehditlere karşı.”
İktidarların değişmesi, muhafazakârların egemen oluşu bize öğretilen “gerçeği” değiştirmedi. İktidarı boyunca milli eğitim bakanlığı AKP'nin en çok “yenilik” getirdiği, sürekli düzenlemelerle değişikliklere yol açtığı bakanlıktır.
Ayşe'nin defteri, AKP'nin 15 senelik iktidarı süresince güce tapıcı, devlete sadık “makul vatandaş” üreten kemalist eğitim politikasından milim şaşmadığının göstergesidir.
Ayşe'nin defteri, AKP iktidarının Türkiye ulus devletinin varolması ve bekası noktasında kurucu kemalist paradigmadan milim şaşmadığının göstergesidir.
Ayşe'nin defteri, devletin üstün başarısının göstergesidir. AKP maharetiyle müslümanları kendi rengine tamamen boyayan devletin gözümüze soktuğu nişanesidir.
Ayşe'nin defteri, bu topraklarda hiçbir şeyin değişmediğinin, istibdatın, vesayetin korunup güçlendiğinin göstergesidir.
Ayşe'nin defteri, toplumun tamamı için hak, adalet ve özgürlük talebi olanların kaybettiğinin, devletin kazandığının delilidir.
Salih Çetin

1 yorum:

Gul Sen dedi ki...

Çok iyi bir yazıydı