Müslüman Olmak

Ben bir Müslüman olarak kendim için istediğimi Müslüman olan veya Müslüman olmayan ülkemdeki tüm insan kardeşlerim için de istiyorum.
Bu yüzden eğer bir referandum olacaksa, adalet, yargı bağımsızlığı ve yargıya güven, onurluca beraber yaşama, din ve vicdan özgürlüğü, inanç ve düşünceyi özgürce ifade edebilme, tüm farklı kimlik ve yerel kültürel öğelerin korunması, eşit yurttaşlık, fırsat eşitliği, nimetlerin adil bölüşümü ve hem ülkedeki vatandaşların birbirleri arasında hem de onların diğer ülke vatandaşları ile arasında güven ve kardeşliğin tesisi ve pekiştirilmesi gibi hususlarda adı cumhurbaşkanlığı olacak Türk tipi başkanlık sistemi ile şu an uygulanmakta olan parlamenter sistem arasında bir fark olacak mı olmayacak mı diye kendime soruyor ve bugün için mecbur kılındığımız bu iki sistemden hangisi bu söylenenlere daha çok sahip çıkacaksa, oyum o sisteme diye cevap veriyorum.
Zira Müslüman -başkaları ne yaparsa yapsın, nasıl olursa olsun- herkese Müslüman ve her zaman Müslüman olmalıdır.
Yani sonuçta mağdur olsa bile Müslüman, herkesin her zaman elinden ve dilinden emin olduğu bir şahsiyet olmalıdır.
Yani Müslüman haklı veya güçlü olma, aldatma veya aldanma durumlarından birini seçmek zorunda kalırsa, aldanmayı, haklı olmayı tercih etmeli ve haksızlığın, aldatmanın her çeşidine karşı olmalıdır.
İbrahim Barca

2 yorum:

Bedrettin Siga dedi ki...

Müslüman; elinden ve dilinden emin olunan kimsedir. Günümüzde, duruma göre harekettir. Özden uzaklaştıkça, sözde ile bir yerlere varılamayacağının en yaşamsal dönemindeyiz. Huzursuzluk diz boyu, adaleti mumla arıyoruz, sorumluluk duruma göre değişken, esas olan çıkarlardır. İnsanlıktan bihaber, güç merkezine göre dönüyoruz. Gücün ve maddiyatın temel alındığı durumlarda, yapılacak işte ne kadar huzur ve hayır olur? Bu soruyu her insanım, Müslümanın diyen kişi kendine sormalıdır.
Kısacası insan olduktan sonra ne olursak olalım, faydalı ve yerinde işler yaparız. Çünkü bütün dinlerin amacı da insanların huzur ve barış içinde yaşam sürmelerine yönelik olduğunu unutmayalım. Dünyadaki huzura ve barışa yardımcı olmayan değer, acaba berzah âleminde ne kadar yolu aydınlatır. Amelin sahibine fayda sağlar.
Güzel ve yerinde tespitlere değinmişsin. Başarılar…

Bedrettin Siga dedi ki...

VARIM
Dünyanın varoluşu ile birlikte evrende yerini alan varlık olarak insan, sadece şekle bakarak mı, yoksa üstlendiği misyon gereği olarak sorumluluklarının farkında yaşamı esas alarak mı adlandırılır? Kendini bilme=İnsan formülün geçerli olduğu kanatın dayım.
Yaşamın gerekliliği doğrultusunda hizmet veren ve insanların toplu halde hayat sürmelerinden kaynaklı huzurlu ve adaletin tesisine hizmet eden her topluluk ve insan değerlidir.
Maddiyattan ve cep şişkinliğinden başını kaldırıp, etrafa bakıldığında, gerçekler görülür. Demek ki, maddiyata ulaşmak için ve maddiyatla birlikte güç sahibi olunduğunda da, sorunlar çözülmüyor, derinleşiyor.
Siyasette asıl olan önce biz, sonra halk. Gerçek ise, siyasetçiler halk için yenilikçi olmalı ve halkın çıkarları doğrultusunda hareket etmelidir.
"Sakla samanı gelir zamanı" Atasözün bizlere yaşam yolunda yol gösterici olduğu düşüncesindeyim. Her şeyin bir zamanı vardır. O dem geldiğinde ne yaparsan yap, o şey filizlenecek ve ortaya çıkacaktır. Önemli olan olumlu yönde değişimlere ayak uydurmak ve hele rehberlik yapmak er kişilerin işidir.