Hoca Efendiler

Bir toplumun anayasasının kabulü, hangi ideolojik, ahlâki, kültürel, ekonomik ve hukukî ilkeler üzerine bina edilmiş, ona bakmakla mümkündür.
Resulullah, Medine'de temelini attığı devletin ilkelerini tevhid merkezli kurmuştur. İlk uygulama da orada başlamıştır.
Bu devletin en temel ve değişmeyen kuralı, Allah'ın mabud, kanun koyucu ve hakîm olarak kabul edilmesidir.
Şimdi başkanlık meselesiyle ilgili yazı ve paylaşımlara bu bilgiler ışığında baktığımızda,
"-Başkanlık sistemi Resulullah'ın sistemidir."
"-Başkanlık sistemi Dört Halife döneminde Asr-ı Saadeti getirmiştir."
"-Başkanlık sistemiyle Hz. Ali çift başlılığı önlemek için Muaviye’ye savaş açmıştır"
gibi söylemlere rastlanmaktadır. Bu türden sözler sarfedenler, sanki bu sistemin İslâmî ölçülerle idare edilen bir tarafı varmış gibi algılamaktadır.
Bu sözlerin sahipleri, insana, emeğe, hak ve adalete, eşit paylaşıma, insan hak ve hürriyetine, paranın alınıp satılmasına, yasal tefecilik sistemine, faiz düzenine, ahlâki çöküntüye, sömürülmeye, sömürüye, zulme ve zalime, insanın topraksız bırakılmasına, toprağın insansız bırakılmasına, talan, israf, bozgunculuk, fesad ve fitneye müdahale etmeyen bu Ebu Cehil ve Firavun dünya düzenine isyan edip başkaldıracağınıza, kalkıp bu gayri İslâmî düzene İslâm kılıfı giydirmektedirler.
Ayıptır yapmayın!
Vebali büyüktür!
Sizin toplumun önüne geçerek yaptığınız rehberliklerin sonucu ortada iken iyisi mi siz gidin, lüks villalarınızda "tabi olduğunuz sistemin" tadını çıkarın, Allah'ın düzenine muhalif olmayın.
Mehmet Harputluoğlu

Hiç yorum yok: