Balta

Her seçimde olduğu gibi bu seçim de “yaşam ve ölüm” vaadiyle millete dayatılıyor.
“Evet ise şu olacak, Hayır ise şu olacak!” diye sürekli bir baskı iklimi...
Türkiye bundan yıllardır bir fayda görmedi. Her seçim önemliydi doğru, ama seçim bittikten sonra eski tas eski hamam...
Meclisteki partileri birbirinden ayıran ve birbirlerine muhalif eden, iktidar mücadelesidir.
Adının “muhalif” diye konulduğu partilerin işi iktidara muhalif olmaktır. Buradan iyimser bir tablonun çıkmasını beklemek fazla iyimserlik olur.
Mesele gücü elinde bulundurma meselesidir.
Meclis içinde bulunan partilerden; Evet’i isteyen daha fazla güç istiyor, Hayır’ı isteyen gücü istiyor...
Evet-Hayır meselesi, gücün kontrol ve işgal edilmesi meselesidir...
Bu gücün peşinde olanların daha fazla sorundan başka bu ülkeye vereceği hiçbir şey yoktur.
İnsanların huzur, barış, adalet, eşitlik, insan hakları, her alanda özgürlük ve bağımsızlık talepleri bu gücün peşinde olanların umurunda bile değildir.
“Evet-Hayır” kâğıttan bir puta dönüşmüştür. Sorun, bu puta “Mümît (öldüren) ve Muhyî (dirilten)" isimleriyle yaklaşarak hayat vermeye çalışmaktır.
Baltayı kâğıt putunun boynuna asıyoruz.
Ve İbrâhîm'in (a.s) dediği gibi diyoruz:
“Büyük put, kendisinden başkasına tapınılmasını istemiyordu. Bu sebeple diğerlerine kızgındı. Sonunda hepsini balta ile parçalayıp baltayı da omuzuna asmış olabilir. İsterseniz bir de kendisine sorun! Durumu size o anlatsın!”
Mehmet Harputluoğlu

Hiç yorum yok: