"Zalim Esed"

Türkiye'deki malum zevatın bu hakikati anlaması tam 11 yıl sürdü... Hatta babasını da sayarsak 40 yıl. Esasen kendileri de anlamadılar bunu, böyle düşünmeleri istendi ve beslendikleri kaynaklar geri zekâlıya anlatır gibi, tane tane, kafalarına vura vura, gözlerine soka soka insanlara Esad'ın zalim olduğunu anlattı. Mazlum Suriye halkını düşündükleri, zulme son vermek istedikleri için değil tabi, Suriye'ye müdahale vakti geldiğinden başlattılar bu propagandayı.
Suriye'nin evlatları Baas Diktası'na karşı sonuna kadar meşru hak talepleriyle ayaklandığı zaman Türkiye - ABD - AB- İsrail vakit kaybetmeden 'devrim'i Suriye İhvanı üzerinden satın aldı. Suriye'nin dostları grubu (ABD, Türkiye, İngiltere, Fransa, Katar, Suud vs.) toplantılar yapıyor Suriye'nin geleceğine bu ülkeler karar veriyordu. Cevdet Said ise "Esad zalim olabilir ama dış müdahaleye zemin oluşturulmamalı" görüşünü savunduğu için tekfir ediliyordu. Saadet Partisi müzakereye gittiği için "şebbiha" ilân ediliyordu.
O sıralar İran, İhvan'a çağrıda bulunarak müzakere çağrısında bulunuyor. Suriye İhvanı ise Türkiye'den aldığı talimatla bu müzakere çağrılarını reddediyor, Suriye'ye dış müdahaleye onay verdiklerini en yetkili ağızdan dile getiriyorlardı. İran, yönetimi İhvan'a devretmeyi bile teklif etti.
Buyurun:
Hamas, Suriye İhvanı'na Hizbullah ile masaya oturma çağrısında bulundu, İhvan ise "devrim yakındır" deyip Hamas'ın bu çağrısını reddetti. Kassam Tugayları Komutanı, Muhammed El-Dayf, Hamas'a “Suriye konusunda ne yaparsanız yapın ama İran'dan silah akışını kesmeyin” mesajı verdi.
Buyurun bizzat kaynağından ben tercüme ettim: Hamas-İran İlişkileri Üzerine Özel Dosya.
Velhasıl sürecin sonunda sözde Suriye'nin Dostları grubu ne yapıp edip başını İhvan'ın çektiği muhalifleri savaşa soktu. Bir Allah'ın kulu çıkıp "Savaş kötüdür", "Suriye halkını ölüme itiyoruz" demedi. Kimse bu "Hillary Clinton neden Esad devrilmeli diyor " diye sormadı. Kimse "Mısır'da İhvan'ı deviren Suud neden Suriye İhvanı'na destek veriyor" demedi. Kimse çıkıp "bakın ilkokuldan beri Rusya'nın kaç asırlık sıcak denizlere inme politikasını okuyoruz. Rusya Akdeniz'deki tek üssünü 3-5 silâhlı örgüte bırakmaz" diye düşünemedi. Şiiliğine odaklanıldığından kimse çıkıp “İsrail’le savaşan Hizbullah neden Esad'a destek veriyor?” diye sorma, bunu düşünme gereği bile duymadı.
İran'ı bir nebze anlarım, zulme destek vermiş, zulmetmiş, çok umurunda olmaz. Devletlerin dini, vicdanı yok. Ama "kahrolsun İran" diyenler, savaşa soktukları adamları "bebek maması" göndererek ayakta tutmaya çalışırken, daha sonra "reel-politik" gereği Rusya'yla anlaşarak satarken, İran bir zalimin yanında savaşması için kendi evlatlarını savaşa gönderdi, silâh gönderdi, mühimmat gönderdi, bir tane adamını bile yedirmedi. Aynı şey Filistin için de geçerli, İran füze gönderir, keleş gönderir, Türkiye bebek maması...
Daha söylenecek çok söz var ama özetle iğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırın. "Kahrolsun İran" demek hiçbir şey çözmez. İran da her devlet gibi kendi menfaatini, ulusal çıkarlarını, bölgesel planlarını düşünecek. Hani hep reel-politik diye izah ediyorsunuz ya Türkiye'nin her yaptığını... Türkiye'ninki can da, İran'ınki patlıcan mı?
Ben Türkiyeli olarak önce Türkiye'nin hatasını görmeliyim... Madem kendin bir bedel ödemiyorsun, neden Müslümanları savaşa sokuyorsun? Madem Müslümanları savaşa sokuyorsun, neden adam gibi destek sunmuyorsun? Hadi destek sunmuyorsun, neden savaşa soktuğun adamı düşmana satıyorsun? Evet sattılar... Mavi Marmara gibi, Filistin gibi... Ve siz yine her zamanki gibi yanlış adrestesiniz... Rusya elçiliği önünde, İran elçiliği önünde kendinizi yırtmayın. Açın Mevlüt Çavuşoğlu'nun Rusya ile ilgili son 10 açıklamasını okuyun. Halep'in "terörist"lerden temizlenmesi gerektiğini sadece İran, Rusya değil, yoluna baş koyduğunuz hükümetiniz de söylüyor. Avrupa Birliği kapılarında yatan İran değil, Haçlı ittifakı Nato'ya üye tek 'İslam ülkesi' olan İran değil, İsrail ile anlaşarak kendi şehitlerinin kanını satan İran değil... Önce kendimize bakalım...
Şunu da ekleyeyim, yüzlerce Suriyeli kadın Türkiye'de iki adım ötenizde fuhuş batağına düşürülmüş, genelevler Suriyeli kadın kaynıyor. Buna iki çift laf edecek kadar erkekliğiniz yok mu, kendi ülkenize konduramıyor musunuz? Evet gücünüz Halep'e yardıma yetmiyor ama 'Şiiler Suriyeli kadınlara toplu tecavüz edecekler' tarzı operasyonel haberleri paylaşarak vicdan rahatlatmak yerine önce kendi yaşadığınız şehirlerde kaldırımda yatarken tecavüze uğrayan Suriyeli kadınları kurtarın/kurtaralım.
Ahmet Işıktekiner

Hiç yorum yok: