İrlanda Sorunu -II

Ulusal Kurtuluş mu Yetkinin Barışçıl Yoldan Devri mi?
II. Dünya Savaşı sonrası yaşanan dekolonizasyon döneminde Büyük Britanya Komünist Partisi, özgür İrlanda devletinin Hindistan, Pakistan ve (1949’da kurulan) Sri Lanka gibi tam bağımsızlığa kavuşacağını düşünür, ama öte yandan Kuzey İrlanda halkının (özellikle işçi hareketinin) Kuzey İrlanda’daki İngiliz idaresine bir tür yeni-sömürgecilik biçimi olması sebebiyle karşı çıkması gerektiğini söyler. 1958’de Greaves, İrlanda’nın bölünmesini “İrlanda işçileri yerine İngiliz sermayedarların İrlandalı kapitalistleri kontrol altına almasını kolaylaştırmak, var olan durumu daimi kılmak için yapılmış bir politik düzenleme” olarak tarif eder.[1] Aynı yıl John Hostettler, Kuzey İrlanda’nın Birleşik Krallık’ın bir parçası olmak ile sömürge olmak arasında bir yerde bulunduğunu, İngilizlerin “sömürgelerdeki yolu izlediğini”, adada hükümetin uyguladığı gözetleme politikalarının Britanya’ya aktarıldığını söyler.[2]
O dönemin en büyük imparatorluğunun merkezinde faaliyet yürüten bir komünist parti olarak BBKP, sömürgecilik karşıtı faaliyetlerini sürdürür ve imparatorluk genelinde sömürgecilik karşıtı hareketlerle bağlar kurar. Malaya, Kenya ve Nijerya gibi İngiliz sömürgelerinde ortaya çıkan isyancı ulusal kurtuluş hareketlerine verdiği destekten farklı olarak parti Sinn Féin ve İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nda karşımıza çıkan silâhlı cumhuriyetçi hareket yerine (İrlanda İşçi Birliği’ni de içeren) birleşik İrlanda işçi hareketini destekleme yoluna gider. Savaş sonrası dönemde Harry Pollitt liderliğine hareket eden parti Ekim 1917’deki ayaklanmaya benzer bir silâhlı ayaklanma kararının batılı komünist partiler açısından aptalca bir macera olarak değerlendirir, sosyalizme parlamento yoluyla ilerlenmesine ilişkin stratejiyi tasdikler ve bu yolun İşçi Partisi ile Komünist Partisi arasında kurulacak ittifak ve sendikaların ele geçirilmesi üzerinden katedileceğini söyler. Britanya’nın Kuzey İrlanda’daki askerî varlığına karşın BBKP İrlanda’nın sosyo-politik koşullarının Britanya’daki koşullara benzediğine kanaat getirir ve imparatorluğun başka yerlerinde meydana gelen silâhlı ayaklanma yerine politik iktidarı ele geçirmek için işçi hareketinin gücüne odaklanmanın doğru olduğunu düşünür. 1947’de BBKP, tüm imparatorluk genelindeki komünist ve işçi partilerini Londra’da düzenlediği bir konferansta bir araya getirir. Bu konferansta Uluslararası İşçi Birliği temsilcisi şunları söyler:
“Bizim politikamızın amacı, emekçi köylüler ve ilerici güçlerle ittifak içerisinde olan, ülkeyi sosyalizm yoluna sevk edecek bir hükümetin kurulmasını sağlayacak güçlü, birleşik bir işçi hareketini meydana getirmektir.”[3]
Parti, Kuzey İrlanda'da konuşlandırılmış İngiliz askerlerinin geri çekilmesini talep eder, bunun barışçıl yoldan gerçekleştirilmesini söyler. Kimi durumlarda Kuzey İrlanda’daki durum İskoçya ve Galler’deki politik koşullara benzemektedir. Bu nedenle diğer birçok sömürgede ihtiyaç duyulan silâhlı ulusal kurtuluş stratejisi yerine ilerici bir yetki devri üzerinden bağımsızlığa ulaşılmasını öngören bir stratejiye gerek vardır. Ellilerde ve altmışlarda komünist parti İskoçya ve Galler’de de yetki devri politikasını savunur. Bu ülkelerin kendi meclisleri olmalı, Birleşik Krallık içerisinde kalmalıdır. Kuzey İrlanda ise yüzeysel bir yapı olarak görülür ve onun yeniden İrlanda Cumhuriyeti’ne bağlanması gerektiği söylenir. Örneğin Britanya’nın Sosyalizm Yolu bildirgesinin 1958 tarihli versiyonunda parti şunları söylemektedir:
“İngiliz askerlerinin Kuzey İrlanda’dan çekilmesi, İrlanda’nın zoraki bölünmüşlüğüne son vermek ve İrlanda halkının kendi birleşik cumhuriyetlerini kurmaları konusunda özgür olmalarını sağalamk noktasında gerekli bir adımdır.”[4]
1968’de Marxism Today dergisine ulusal sorunla ilgili açıklamalarda bulunan Galler Partisi üyesi Idris Cox şunu yazmaktadır: “Kuzey İrlanda o dönemde BBKP’nin tahayyül ettiği Britanya federal sisteminde yer almayacaktır.”[5] Oysa Greaves, altmışların sonunda İskoçya ve Galler’in kendi kaderlerini tayin hakkından yana saf tutan aynı zamanda Birleşik Krallık’ın bölünmesini savunan az sayıda isimden biridir.[6]
Militan Cumhuriyetçiler ve NICRA ile İlişki
Kuzey İrlanda’daki Katolik nüfus için insan haklarının uygulanmasını savunan ayrıca Kuzey İrlanda’daki polis devletine son verilmesini isteyen parti Kuzey İrlanda İnsan Hakları Derneği’yle [NICRA] sıcak ilişkiler kurar. Dernekte hem Kuzey İrlanda Komünist Partisi üyeleri hem de Wolfe Tone Derneği’nden isimler bulunmaktadır. Ağustos 1968’de insan hakları konusunda yapılan bir dizi yürüyüşün polisin ve sadık çetelerin saldırısına uğraması ardından yazı işleri müdürlüğünü uzun süreden beri BBKP’li bir isim olan R. Palme Dutt’ın yaptığı Labour Monthly isimli dergi NICRA ve K. İrlanda KP’si üyesi Betty Sinclair’in bu saldırılara dair değerlendirmelerine yer verir.[7]
Sinn Féin ve IRA ile Wolfe Tone Derneği ve Connolly Derneği arasındaki ilişki altmışların önemli bir kısmında gergin bir nitelik arz eder. 1968’de BBKP Uluslararası Büro’nun yayınladığı bir bültende parti Sinn Féin’in çıkarttığı United Irishman gazetenin “küçük burjuvazi ile küçük bağımsız kapitalistlerin çıkarlarını temsil ettiğini” söyler ama öte yandan da altmışların ortasında Sinn Féin’in sola yüzünü dönmesini de selamlar.[8] Connolly Derneği Temmuz 1966’da o dönem IRA’in önemli bir ismi olan Seamus Costello’nun önerdiği silâhın kudretine karşı işçi sınıfı hareketinin politik kudretinden yana olduğunu ifade eder.[9]
Yüzünü sola dönmesine karşın militan cumhuriyetçi hareket içerisindeki isimler Connolly Derneği’nin yaptığı eleştirileri yerden yere vururlar. Cork şehrinde bulunan İrlanda Devrim Savaşçıları isimli örgüt 1966’da derneğin silâhlı mücadeleye dair konumunu “gerici siyaset” olarak tarif eder.[10] Aynı yazının devamında şunlar söylenir:
“Kanaatimize göre Connolly Derneği’nin hamileri Britanya Komünist Partisi’nin yörüngesine yeniden girmeli, o kibar burunlarını bizim işlerimize sokmamalıdır.”[11]
Yazıda BBKP’ye dair de sert sözler sarf edilmekte, partinin devrimci niteliğinin şüpheli olduğu söylenmekte, parti, “Britanya’nın emperyalist çıkarlarının uşağı” olarak tarif edilmektedir.[12]
1968’de çatışmaların patlak vermesi ve 1969’da İngiliz askerlerinin Derry’ye gelişi Britanya solunun Kuzey İrlanda ve daha geniş anlamda “İrlanda Sorunu”na yönelik bakışını değiştirir. BBKP Kuzey İrlanda’daki insan hakları ihlallerine ve adadaki İngiliz varlığına karşı mücadele edilmesi için kitle hareketinin devreye sokulmasına yönelik çağrılar yapar. Öte yandan Uluslararası Marksist Grup ve Uluslararası Sosyalistler gibi kimi Troçkist gruplar 1969-70’te İrlanda cumhuriyetçi hareketi içerisinde yaşanan ayrışma sonrası oluşan Geçici IRA’yi belirli bir eleştiriyle desteklerler. BBKP’nin dâhil olduğu diğer birçok toplumsal harekette de tanık olunduğu üzere, parti Britanya ve İrlanda işçi hareketleri arasında kurulan dayanışma ilişkisinin hep ön saflarında yer alsa da hareket altmışların sonu ve yetmişlerin başında daha devrimci gruplar tarafından, yavaş yavaş ele geçirilir.
Evan Smith
Dipnotlar
[1] C. Desmond Greaves, ‘What of Northern Ireland?’, World News (12 Temmuz 1958) s. 438.
[2] John Hostettler, ‘Northern Ireland’, Marxism Today (Kasım 1958) s. 332.
[3] W. McCullough, ‘Ireland’, in CPGB, We Speak for Freedom (Londra: CPGB pamphlet, 1947) s. 60.
[4] CPGB, The British Road to Socialism (Londra: CPGB bildirisi, 1958) s. 24.
[5] Idris Cox, ‘The National Problem in Britain’, Marxism Today (Haziran 1968) s. 191.
[6] Desmond Greaves, ‘The National Problem in Britain’, Marxism Today (Ekim 1968) s. 312.
[7] Betty Sinclair, ‘Aftermath of Derry’, Labour Monthly (Aralık 1968) s. 555-559.
[8] CPGB International Department, International Affairs Bulletin: Ireland, 3/1 (Mayıs/Haziran 1968) s. 8.
[9] ‘Force or Agreement?’, Irish Democrat (Temmuz 1966) s. 3.
[10] Paddy Mac, ‘The Neo-Parnellites: Irish Democrat Flies True Colours’, An Phoblacht, 7 (Eylül 1966) s. 11.
[11] ‘The Yahoos and An Phoblacht’, An Phoblacht, 8 (Kasım/Aralık 1966) s. 7.
[12] ‘Wolfe Tone Society Exposed’, An Phoblacht, 9 (Ocak 1967) s. 8.

Hiç yorum yok: