Tedenni

Desem öldürürler, demesem öldüm...
Seyyid Kutub, Mevdudi, Ali Şeriati gibi üstadların kitaplarını yeni yeni okumaya başladığında içinde müthiş bir heyecan oluşmuştu. İslam devleti, İslam toplumu, ittihad-ı İslam, sahabe neslinden 3 ferdin öncülüğünde başlayan bir kıyam hareketi seni yerinde bile durdurmuyordu. Dinlediğin marş ve ezgiler heyecanına heyecan katıyor, seni sürekli diri tutuyordu.
“Türkiye Cumhuriyeti tağutî bir rejimdi” senin için. Hatta zaman zaman IŞİD’vari tekfirlere bile kalkıştığın olmuştu. Senin için bu sistem tümden değişmeli, yerine İslam’ın öngördüğü şekilde bir sistem ikame edilmeliydi. Öylesine radikal siyasi anlayışa sahiptin ki, “devrim değil ıslah” diyenleri bile lümpen görürdün. “Türk bayrağı laik-kemalist-küfür düzeninin paçavrasıydı” senin için. “Oy kullanmak” küfür idi. Bir polis ve askerin ölümüne “şehit” ifadesi kullanıldığında çok sinirlenir, İslamî bir mertebeyi Kemalist düzenin bekçiliği için canını veren insana kullanılmasından rahatsız olurdun. İsrail’le her türlü yakınlaşmayı, işbirliğini zillet sayar, bunu yapanları “Siyonist uşağı” olarak nitelerdin.
Koyu bir Humeyni, İran, Hizbullah hayranıydın. “Kürt sorununa İslamî çözüm panelleri” düzenler, devletin Kürtlere karşı zulmüne itiraz ederdin. PKK’ya “terör örgütü” demeye dilin varmaz, sistemin İslamcıları, Kürtleri, Alevileri asimile ettiğini savunurdun. Devletin PKK ile mücadelesini Kürtlerle savaşı olarak görüp devlete buğz ederdin.
Refah Partisi/Milli Görüş hareketi sana göre sistemi meşrulaştırmaktan başka bir halta yaramayan, İslam sosu verilmiş düzen partisiydi. Hatta CHP’den bile daha tehlikeliydi. Bu yüzden Erdoğan Ak Parti’yi kurduğunda düşünmeden reddetmiştin ve Erdoğan'ın “CIA projesi” olduğunu söylemiştin.
“Ilımlı İslam ve BOP'un iki aktöründen biri Erdoğan diğeri Fethullah Gülen” idi sana göre. Birine küfür edeceğin zaman “Mitçi misin oğlum?” diye sorardın. Mit öyle bir şeydi senin için. Sistemin yok etmek istediğini önce terör örgütü ilan edip, sonra ihanetle suçlayıp yok ettiğini anlatırdın. Hiç kimsenin sorgulanamaz olmadığını, lidere itaatin bir saltanat dolması olduğunu söylerdin. 4 halifeyi bile eleştirir, Emevilerden Osmanlıya varan saltanat düzenine itiraz ederdin. Milliyetçi, devletçi, ırkçı, vatanperver söylemlerin hepsine iğrenerek bakar, kurtuluşun ümmetçilikte olduğunu söylerdin. Daha pek çok şey de yapardın/söylerdin/düşünürdün ama onlar da aramızda kalsın.
Şimdi ne oldu da eleştirdiğin, küçümsediğin, iğrenerek baktığın insanların tümünden daha aşağıya düştün be abi. Ne oldu nasıl oldu da hayatın boyunca ettiğin lafların hepsine bir sifon çekip unutuverdin? Ne oldu ki bu kadar itaatkâr, bu kadar politik, bu kadar acımasız, bu kadar çıkarcı oldun? Ne oldu da emrolunduğun gibi dosdoğru olmayı şiar edinmişken şimdi birçok zulmü/yalanı mubah görür oldun. Ne oldu ki senin ibadetlerin, hayatın ve ölümün ancak ve ancak Allah içinken şimdi onun yerini devlet aldı. Ne oldu da “bir topluluğa olan kinin seni adaletsizliğe sevketmesin” diye titrerken, şimdi “kurunun yanında yaş da yanacak” diyorsun. Ne oldu, neyi kaçırdık ben merak ediyorum sevgili ağabeyim. Sen nasıl bu hale geldin, nasıl gelebildin, bunun cevabını arıyorum. Arıyorum ki seni bu hale getiren şeyler ne ise ben onlardan yüz çevireceğim.
Ha doğru, yukarıda geçmişte yaptığını söylediğim şeylerin de bir kısmı problemli ve sıkıntılı, kabul. Geçmişte de hatalı olan şeyler vardı. Belki o günler de içi pek doldurulmamış kısır günlerdi. Sen bugün bu geldiğin noktayı bir kemalet olarak görüyor olabilirsin. Ama bugünün hiçbir izahı yok be abi. Bu kemalet değil savruluş. Bu yok oluş. Onca birikimin seni liseli bir ak trolle aynı seviyeye getirmişse, bunun bir açıklaması yok be abi. Tamam o gün savunduğun bazı şeyler en uç noktada yanlış, ham, basit şeylerdi belki. Ama bugün de daha büyük bir yanlışın olduğu diğer uca gittin be abi.
Neyse çok uzattım, biliyorum. Bizim için ibret dolu bu savruluşun bir an önce son bulmasını dileyerek bitiriyorum. Kızma bana be abi. Münafıklık edip sana şirinlik yapmadığım için kızma bana. Ve Allah rızası için seni liseli bir trolle aynı hizaya getiren bu düşüşü bir kez sorgulamanı rica ediyorum. Bir kez...
Ahmet Şahin

Hiç yorum yok: