Ataların Dini

Maalesef ülkemizde din adına konuşanlar, atalarının dininden öğrendikleri şeriatı anlatıyorlar. Kimse şeriatın maksadını konuşmuyor.
Basitleştirecek olursak; şeriatın tarihî anlamı ile günümüzdeki hukuk kelimeleri aynı anlama geliyor. Kelimeler ve çağrışımları farklılaştı sadece.
Benim inandığım din ki adına müslümanlık diyorum, geçmişin hukukunu birinci meselesi olarak görmez. Din olarak anlaşılan şey ise kültürel havzaların yaklaşımları ve ritüelleri olarak yorumlanıyor maalesef. Allah, "sizin için din olarak İslâm'ı beğendim." [Maide:3] derken, diğer dinler gibi belli ritüellerle ve kültürel yaklaşımlarla kabuk bağlamış, atalarının göreneklerini kural haline getiren toplumların dinini kastetmiyor diye inanıyorum.
Şu durumda “şeriata göre 7 yaşında kızlarla evlenilebilir" demek, geçmişteki toplumlar için anlamlı olabilir ki doğruluğunu ya da yanlışlığını görmek için o tarihte yaşamak durumundayız ve geçmişte yaşamıyoruz, malumunuz.
Haliyle, müslümanlıktan bahsedeceksek eğer, şeriatın (güncel anlamıyla hukukun) maksadından bahsetmek ve ona göre bir çıkarım yapmak durumundayız (ya da başka bir ifadeyle, esasa bakmadan önce usule bakmak gerekiyor).
İnandığım din, kadının ya da erkeğin herkesin iradesinin güçlendirilmesini ve mağduriyetin engellenmesini, yani basitçe adaleti emreder, murat ettiği ise eşitlemektir.
Din dâhilinde yorumlayınca benim gördüğüm, din adına ahkam kesen ve atalarının şeriatını satan tipler, dine hakaret ediyorlar.
Kirli emellerine ve azgınlıklarına dini ortak etmeye çalışıyorlar. Hukuk isterken sesimiz boşuna yüksek çıkmıyor.
Bedri Soylu

Hiç yorum yok: