Ahmet Türk Cezaevinde

“Ne olacak memleketin bu hali?” suali, kahvehane köşelerinin vazgeçilmez ve iştah kabartan konu başlığı idi, ta ki ülkede ardı arkası kesilmeyen vahim gelişmelerin, özelikle şaibeli bir “darbe” sonrası ilan edilen OHAL uygulamaları akabinde insanların flulaşan ufku, yorum yapabilme, fikir beyan etme yetisini yitirene kadar.
“Yetmiş dört yaşında bir siyasetçiyi (Ahmet Türk) kaçma şüphesi iddiası ile cezaevinde alıkoymak, suçun şahsiliği ilkesini hiçe sayıp ve hatta ayette açıkça belirtilmesinin aksine, zanlıların ailelerinin dahi tutuklandığı bir süreçte bu nasıl bir vicdansızlık?” diye Pollyanna’vari bir soru sormayacağım elbette.
“[…] ‘O her şeyin Rabbi iken, Allah’tan başka Rab mı isteyeyim?’ de. Bütün nefsler, kendisine ait olandan başkasını kazanmaz. Ve bir günahkâr, başkasının günahını (yükünü) taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O zaman, hakkında ihtilâfa düştüğünüz şeyleri size haber verecek.” [EN'ÂM-164]
“Ama eğer bir Kürt soykırımı düşünmüyorsanız, kiminle nasıl bir barış düşünecek ve uygulayacaksınız?” diye makul bir sorum olacak hali ile.
“Ben içeri girmişim, girmemişim, ne olacak ki!.. Mesele, bu kan nasıl duracak, o nasıl çözülecek...” [Ahmet Türk]
Peki ideolojilerin, inançların, kurumların, mezheplerin vs.nin içine çöreklenip dilinden ve kaleminden şeker damlayan, fakat bu korkunç süreçte susmayı yeğleyen insanların iktidarın Kürt şehirlerini yerle bir etmelerine, HDP’yi ve onun milyonlarca seçmeninin iradesini hiçe sayıp vekillerini rehin alıp belediyelerine el koymalarına bıyık altı gülmelerindeki vahim halleri ne olacak? Vakti geldiğinde barıştan söz edebilecek yüzü kalmayacak şekilde, iktidar ile aynı paralelliğe düşme utancı yaşayacağını hesap etmeyenler, bugünlerde “iktidar kötü ama Kürtleri güzel tasfiye ediyor” gibi aciz ve kırk yıllık hatayı tekrar ediyorlar.
Sayın Ahmet Türk şimdi cezaevinde, çocuklarımıza savaşsız bir coğrafya bırakma kaygısı olan herkesin bu tutsaklığa gücü ölçüsünde itiraz edip karşı çıkması gerekir. Görmezden gelinecek ve itiraz edilmeyecek her anti-demokratik uygulama, her hukuksuzluk bir sonrakinin ruhsatı olacaktır vesselam.
Akın Kaya

Hiç yorum yok: