Sırat-ı Müstakim

Fatiha’nın sonunda iki tür inanç mensubiyyetinden sakınıyoruz.
Birisi dinde gayet yüzeysel, bilgisiz, hurafeci, cahil ve saf din mensubiyyeti (dâllîn).
İkincisi, dinde olabildiğine derin, bilgili, ruhban, radikal, çıkarcı ve cahil din mensubiyyeti (mağdûbi aleyhim).
Birincisinin temsilciliğini hıristiyanlar, ikincisinin temsilciliğini yahudilerin yaptığı -ki çok doğru bir tesbittir- rivayet edilir.
Cumhuriyetle beraber, ulemanın öldürülmesi veya susturulması, dinî ilim mekânlarının kapatılması veya işlevsiz bırakılması gibi yaptırımlar nedeniyle, birinci türdeki yüzeysel, bilgisiz ve hurafeci inanç sistemine sarılmış bu coğrafya insanı, son dönemde dinî hassasiyete sahip iktidarın sağladığı ortam ve iletişim araçlarının gelişmesiyle/yaygınlaşmasıyla, mütemadiyen din konuşmak, din yazmak, din tartışmak, dolayısıyla dinde olabildiğine derin, bilgili, radikal, ama o oranda da ahlâksız ve çıkarcı olan ikinci tür inanç sistemine sarılmaya başlamış durumda.
Yani bir nevî hıristiyan müslümanlığından yahudi müslümanlığına bir geçiş içerisindeyiz toplum olarak.
İki tür müslümanlığın(!) da ortak noktası "edep ve ahlâktan yoksunluk"tur. Bu yüzden aranan kan hâlâ bulunamamış ve bulunamayacaktır.
Yusuf Yılmaz

4 yorum:

agis dedi ki...

yazidan anlaşılan hristiyanlikta yahudilikte ahlaksizliktir. nu nasil bir düşünce çözemedim ya da ben anlamadım

319706 dedi ki...

anladığım kadarıyla yazarın hıristiyanlık ve yahudilik terimlerini kullanma sebebi bir tür metafor. Eğer bu açıdan bakarsak; ahlaksızlığın ortaklaştığı kavramlar esas hıristiyanlık ve yahudilik değil, onların yaklaşımı gibi islama yaklaşımlar olabilir.

agis dedi ki...

Teşekkürler

Adsız dedi ki...

Hıristiyanlaşan Müslümanlık: Menfaatleri doğrultusunda,hiç sıkılmadan, utanmadan, adaletli, dürüst ve yönetimi altında bulunan herkese,eşit davranan yöneticiler olmayı unutmaktır.


Yahudileşen Müslümanlık:Sınıf ve katmana göre sermaye birikimi sağladıktan sonra cemaat, cemiyet, dernek, meşrep veya mezhep haline dönüşüp kendi klanına sıkı sıkıya sarılmaktır.