Kerbela

Bugün Kerbela’nın yasını değil, gururunu, onurunu yaşama günüdür.
Zulme, barbarlığa, insanlığın yok edilişine karşı çocuk, bebek, kadın, 72 kişiyle sadece ölümü bile bile zulme karşı isyanın yıldönümüdür.
Emevi zihniyetiyle İslam özünü kaybederken, Hüseynî duruşla İslam’ın tekrar yeşerdiği Muhammed’in, Ali’nin, Selman’ın, Ebuzer’in mücadelesinin arşa çıktığı yerdir Kerbela.
Neden Ehlibeyt’in kurtuluş gemisi olduğunu anlamada en önemli olaylardan biridir o.
Kerbela, sadece Alevi-Şiilerin değil, hangi etnik köken, mezhep, din olursa olsun, bütün mazlum halkların ezilmiş, ötekileştirilmiş insanların sesidir.
Ehlibeyt’i canice katlettikten sonra Muhammed’in ailesine salavat getirip namaz kılanlar, bugün yine Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta “Heyhat minel zille” diyenleri Yezit’i aratmayacak bir zulümle katletmeye devam ediyor.
Fakat bizim tarihimizde Hüseyin, Zeynep, Ali Asğar’ın duruşunun onuru olursa, yezitler hiçbir zaman ne bu dünyada ne de diğer dünyada rahat nefes alacaktır.
Kerbela’yı anlamak, kan-yaş dökme, yas tutma değil, Hüseyin gibi, en zor zamanda bile zulme karşı mücadeleyi bırakmama günüdür.
İşte dünya tarihindeki en anlamlı, en onurlu bu isyan, İslam’ın gerçek özünü yansıtan ve insanlığa miras kalan en büyük değerlerden biridir.
Hüseyin Güven

Hiç yorum yok: