Aşura

Zeynep’e, Meryem’e, Hacer’e, Asiye’ye, Sümeyye’ye, Nikomedyalı Barbara’ya ve direnişleri görünmez kılınmış bütün kadınlara selam olsun!
Ali Şeriati, İslam'ın devrimci mücadelesinin izlerini üç hat üzerinden sürer: İlk olarak, inanmanın bedelinin çok ağır olduğu bir dönemde Peygamber'in hakikat mücadelesine omuz veren Mekke dönemi Müslümanları; ikinci olarak, Ali sonrası toplumsal ve siyasi yozlaşmaya karşı duran Ebu Zer, Hucr bin Adiy ve Ammar'lar; son olarak ise Kerbela'da Hüseyin ve yoldaşlarının açtığı yol. Bu yol bugün hâlâ kalbinde devrim ateşi yanan Müslümanlar için biricikliğini korumaktadır.
Ancak bu devrimci hattın örülmesinde birçok kadın öncünün emeği ve kanı din adamları tarafından görünmez kılınmış, Müslüman kadınların tarihsel hafıza ile ilişkileri kesilmiştir.
Peygamber ilk vahyi aldığında evine dönüp Hatice'den kendisini örtmesini istemiştir ve Hatice Peygamber’i yüreklendirici sözler söyleyip Müslüman olarak hem Peygamber’e hem de onun haklı davasına sahip çıkmıştır. İslam'ın ilk inananı bir kadın olduğu gibi, kanıyla ilk bedel ödeyeni de bir kadındır.
Maruz kaldığı işkenceye rağmen hakikati haykırmaya devam eden Sümeyye, katilleri tarafından yoksul ve güçsüz bir kadın, dolayısıyla kolay teslim alınabilecek bir kurban olarak hedef alınmış fakat zalimin kılıcı altında dahi büyük bir direnç ve kararlılık göstermiştir. Sümeyye hem sınıfsal konumu bakımından, hem de kadın olması sebebiyle dönemin toplumsal koşullarında son derece zor olan bir şeyi başarmış, Mekke'nin mülk sahibi statükocu ve kavmiyyetçi erkeklerine karşı tek başına devrimci bir üs olmuştur.
Asiye de tıpkı Sümeyye gibi kibirli ve saldırgan erkekliğe karşı boyun eğmemiş, Firavun ile evliliğini ve saraydaki lüks hayatını devam ettirebilecekken inandığı hakikat uğruna ölmeyi tercih etmiştir.
Dönemin dinî, siyasî ve askerî gücünü temsil eden Firavun'un karşısına dikilip adalet ve tevhid mesajını haykıran Asiye, Kuran'da tüm kadın ve erkekler için bir rol model olarak sunulmuştur. [Tahrim Suresi, 11. Ayet]
Ataerkil din ve tarih yorumu hakikat mücadelesinde kadınların emeğini hiçleştirmek konusunda ortaklaşmıştır. İlki adaleti örgütleme rolünü sadece erkeğe has kılarken, ikincisi toplumlarda adaleti örgütleyenlerin tümünün zaten erkek olduğu yanılsamasını pekiştirmektedir. Bu nedenle, kurak bir vadide yalnız bırakılmış Hacer'in iki tepe arasında kaygı dolu koşuşturmalarını, iftira ve dedikodularla yıpratılmış Meryem'in doğum sancısı ile bir hurma ağacına sarılışını, Zeynep'in ellerine bağlanmış zincirlerle şehir şehir dolaştırılarak aşağılanmasını hatırlamak kendi başına devrimci bir eylem olarak kabul edilmelidir.
Zeynep, Yeşil Saray'a savaş esiri olarak getirildiğinde dahi boyun eğmemiş, sessiz kalmamış, asıl yenilginin zalimleşmek ve haktan uzaklaşmak olduğunu haykırmıştır. Savaş alanından susuzluktan ve yorgunluktan bitap düşmüş bir halde çıkartılan Zeynep, örtüsü üzerinden çekilmiş ve elleri zincirlenmiş olarak halkın önünde teşhir edilmiş, aşağılanmıştır. Buna rağmen, Zeynep Kerbela'nın mesajının Kerbela'da kalmayarak çağlara yayılmasını sağlamış ve her fırsatta Saray Dini ile Ezilenlerin Dini arasındaki perdenin yırtıldığı Aşura Günü’nü anlatmaya devam etmiştir.
Zeynep'in tüm baskı ve tehditlere, aşağılanma ve hakaretlere karşı ısrarla yaydığı Kerbela bilgisi, o günün geçmişte yaşanmış, bitmiş elim bir olay olarak anılmasına ve bugün hâlâ zulmü, kibri, adaletsizliği meşru gören egemenlere karşı güçlü bir miras olarak güncelliğini korumaktadır.
Bu mirası sahiplenen kadınlar olarak, siyasî yozlaşmanın ve ekonomik adaletsizliğin giderek derinleştiği bir toplumda, savaşın ve sömürünün hüküm sürdüğü bir dünyada, sessiz kalmamız ve bize sunulan karanlığa razı olmamız mümkün değildir.
Bize unutturulmak istenen ve bu nedenle ya mücadelesi görünmez kılınan ya da mücadelesinin taşıdığı mesaj çarpıtılan kadın öncüleri bir bir hatırlayacak ve onların tarihe kaydettiği hakikati kucaklayacağız.
Devrimci kadınlar Nikomedyalı Barbara'dan Meryem'e, Hacer'den Asiye'ye, Hatice'den Fatıma'ya uzun bir zincirdir ve Zeynep bu zincirin en güçlü halkasıdır!
Ezilenlerin gasp edilen hakları için,
Adil ve insanca bir düzen için,
Hüseyin gibi, Zeynep gibi ayağa kalk!
Kadın-erkek herkes için,
Onurlu bir yaşam mümkündür!

Hiç yorum yok: