İşçi Arkadaşlarla Sohbet

"Sen maddiyatçısın abi. ‘Eşitlik, paylaşım, iyi sosyal yaşam’ diyorsun. Allah’a yakın olmak için ne gerekiyorsa yapıyorum ben. En sevdiği kulu olmak çabam. Bunun için ibadet ediyorum. Sense ‘örgütlenelim, mücadele edelim, daha rahat edelim’ diyorsun, yani derdin bu dünya ile ilgili. Ama öbür dünyada ben hesap vereceğim, nasıl bu dünyaya gelmişsem, öyle gitmek ve tekrar doğmak istiyorum. Mahşerden sonra dirilişe inanıyorum. Herkes kendinden sorumlu” dedi Cemal Usta.
Fuat “Cemal Usta haklı, bizler Allah için yaşamalı, ibadet etmeli ve şükretmeliyiz” deyince, yine umudumu yitirmedim.
Bu dünyada eşit yaşama şansımız var, herkese yetecek, ihtiyaçlarımızı karşılayacak kaynaklarımız var. Birlikte ortak değerlerimiz için mücadele edebiliriz.
“Herkesin rızkı farklı abi. Jet Fadıl da, Karamehmet de aynı mahşerde yargılanacak. Bak Karamehmet’in yanına kalmadı. İçeri aldılar.” yorumundan sonra pes ettim.
İnanılmaz bir din sömürüsü sürdürülüyor.
Gerçekler nerede aranacak?
Zıtların birliği ve mücadelesi sorunu çözebilir mi?
Evet, soruna böyle bakılabilir.
Peki sadece din sömürüsü mü?
Hayatın her alanında sömürülüyoruz.
Kendimizi anlatamıyor, inandırıcı olamıyoruz ve kolayına kaçıyoruz.
“Bunlar Şeriat düzeni getiriyorlar, İran olacağız” söylemi ciddiye alınmıyor.
“Emperyalistler ülkemizi bölmek istiyor, bağımsızlık için mücadele edeceğiz” şiarının ise durumu ortada.
“Devrim yapılmalı” derken nasıl bir devrim konusunda henüz oluşmuş ortak bir irade de yok. İnsanların bize inanması için bir nedeni olmalı?
En azından Fuat Usta’yı ikna edebilseydim!
Hayrettin Çönge

Hiç yorum yok: