Çarpıtma

Allah'a kesilen hayvanların etleri ve kanları ulaşmaz.
Ona ulaşan sizden sâdır olan takvadır.
[Hacc:37]
Ateist ve müşrik arkadaşların kurban ile ilgili yorumlarında çarpıtmalar var:
Evvela “kurban”a ihtiyacı olan bir Tanrı yok yukarıda. Kurban “Tanrı”yı razı etme meselesi değil. Kurban gayet devrimci bir eylem olarak, insanın sevdiği şeyi vermesi, muhtaç olanlara en sevdiği servetini paylaşmasıdır.
Kişinin kurbana ihtiyacı var; Tanrı'nın değil. Onu dünyaya bağlayan ve sevdiği şeylerden arınmasıdır. Eski insanların en değerli servetleri hayvan olduğu için onu verirlerdi.
İşin özünü bilmek icap eder… Gerçek mümin, ihtiyaç fazlası olan evini de arabasını da verir ve vermelidir.
Sanki Tanrı’nın ihtiyacı var da kesiliyormuş düşüncesi, çarpık bir din ve Tanrı anlayışının ürünüdür. Bu ateist arkadaşlar, Tanrı’yı göklerde bir yerde, elinde sihirli bir değnek ile âlemi idare eden bir gaddar varlık olarak tasavvur ettikleri için kurbanı da böyle algılıyorlar.
Ayrıca “hayvan kesme” üzerinden yapılan sözümona eleştirinin de tuhaflığı ortada. Sen et yemiyor musun? Eğer et yiyen biri isen bu konuda çıt çıkartmaya hakkın yok. Yemek iyi de kesmek mi kötü oluyor? Sen onu mideye indirmek için boğazlıyorsun iyi de başkası, başkası ile paylaşmak için kesiyor, kötü mü oluyor? Onu kendine kurban ediyorsun ama… Bırak bir kez de başkasına kurban edelim; tuhaflık nerede?
Adnan Fırat Bayar

Hiç yorum yok: