İkinci Camp David

Unuttuysanız hatırlatıyoruz: “Kahrolsun İsrail!” Ahdimizi yeniliyoruz: “Kahrolsun İsrail!” Ahdimizi yineliyoruz: “Kahrolsun İsrail!”
Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla
Onların malları ve evlâdları seni imrendirmesin; Allâh onlara dünyâda, bunlarla azâbetmeyi ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.” [Tevbe Suresi 85. Ayet]
Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;
İkinci bir Camp David imzalandı. Duydunuz mu?
Camp David’de varılamayan hedeflere bu anlaşmayla varılmak isteniyor, haberiniz var mı?
Kudüs-ü Şerifimiz’i artık işgalci İsrail’in sözde başkenti olarak görüyorlar, farkında mısınız?
Siz demokrasi nöbetlerinde tekbirler getirirken, uğruna kıyama kalktığınız adamlar Kudüs-ü Şerefimiz’in Mescid-i Aksamız’ın geleceği ile oynuyorlar.
Mavi Marmara şehitlerine fiyat biçiyorlar, kişi başına 2 milyon dolar alarak, siyonistlere, kardeşlerimizden dilediğini öldürebileceğini söylüyorlar. Yine de Türkiyeli şehitlere torpil geçmişler. Filistinli şehitlerimiz için onu da istemiyorlar. Artık İsrail dilediği kadar kardeşimizi öldürebilir. Fiyat belli ve Siyonistlerin parası çok nasıl olsa…
Katiller mahkemeye verilemeyecekmiş. Şaşkının birisi mahkemeye vermeye kalkarsa ve aleyhlerine bir tazminat çıkarsa, onu da sizin ödediğiniz vergilerden Türk devleti ödeyecekmiş. E ne de olsa Siyonistlerin üzerimizde hakları var(!) Onların bütün pisliklerinin tazminatını, kabullenivermiş bizimkiler.
Ne bekliyordunuz? Siyonist devleti, halkında Müslüman bulunan ülkelerden ilk tanıyan da bunlar değil miydi? Biz bunların olacağını söylemiştik. NATO gözlemciliğine kabul ettirildiğinde İsrail’le yatağa girildiğinden bahsetmiştik. Şimdi kucağınıza ihanetin nur topu gibi meyvesini verdiler. Bez bağlamak size düşer efendiler!
Nasıl susuyorsunuz? Tepkisizliğinizin nedeni ne? Neyi bekliyorsunuz? Yoksa Kudüs’ten daha öncelikli, Aksa’dan daha değerli, uğrunda mücadele vereceğiniz değerler mi buldunuz? Nasıl aldanıyorsunuz?
İşin farkında olmayanlar. Hakikaten anlaşma metnini hâlâ okumadınız mı? Okuduysanız eğer, bu metni hangi niyetlerle ve beklentilerle te’vil ediyorsunuz?
Gazze ambargosunun kaldırılması karşılığında anlaşma yapılacağı söylenilmişti size. Bu anlaşma metninin ambargo kaldırılacağını veya delineceğini nasıl anlıyorsunuz? Şimdi soruyoruz tekrar tekrar: Nasıl aldanıyorsunuz?
Akademik tahliller yapmıyoruz. Bilmez misiniz ki uluslararası ilişkiler yazılı metinlere tabidir. Özel görüşmeler sözlü vaadler ve özürler bir anlam ifade etmezler. Bizim aleyhimize olanı yazıyla yazıyorlar, bizi kandırmak istediklerinde sözle anlaşıyorlar. Özür dilendiğini iddia ediyorlar, ama metinde özre dair hiçbir şey göremiyoruz. “Ambargo kalkacak” dediler, onu da göremiyoruz. Sizi hakikatle birebir yüzleşmeye davet ediyoruz.
Bizim bunlardan olumlu bir beklentimiz yok zaten. Biz vicdanlı insanlara, onurlu Müslümanlara sesleniyoruz. Haydi! Sesinizi İşgalci Siyonist İsrail’e karşı yükseltin. Onların rüyalarında yeniden korku olun! Unuttuysanız hatırlatıyoruz: “Kahrolsun İsrail!”
Tarihin bir ibret levhası olduğu sonu kan ve zulümle bitecek heyecanların bulunmadığı tevhit ve adalet üzere kurulu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 468. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

Hiç yorum yok: