OHAL: AKP, Üç Ay Karşı Tatbikat Yapacak

En başından söyleyelim. Olağanüstü hal ilanının askeri ayaklanmanın bastırılması ve Cemaat’in kalkışması ile bir alakası yoktur. Cemaat’in “askeri ayaklanması” zaten bastırılmış durumda. Geriye kalan askeri unsurların tek yaşam alanı “gerilla harbi” olabilir. Fakat, Cemaat’in bunu yürütebilecek hazırlıkları yoktur. Diğer yandan, hükümet Cemaat’e karşı önlemlerini herhangi bir hukuki kaygı duymaksızın, fiilen yürütmeyi tercih ettiğini 15 Temmuz’dan itibaren zaten göstermiştir.
OHAL ilanının arkasındaki asıl saik ise, hükümetin, askeri ayaklanma sürecindeki kurumsal zayıflığını somut olarak tecrübe etmesi ve böyle bir müdahale karşısında kurumsal dinamiklerin kendi dışında ilerlediğini fark etmiş olmasıdır. Tam da bundan dolayı, hükümet OHAL ile devlet alanını yeni bir cephe anlayışı içinde örgütlenmeye girişmektedir. Nitekim, ayaklanma, tam tekmil bir darbe tatbikatına denk düşmüştü ve bu haliyle darbenin "başarılabilir" bir siyasi hedef olduğunu somut olarak gösterdiği gibi, ordunun diğer kanatlarının ayaklanmaya katılmaması nedeniyle akim kalması ise hükümetin varlık ve gelecek kaygısını daha da besledi. Şunu da ekleyelim: Ayaklanma sürecinde hükümet, ordunun ulusalcı grubuna, merkez medyaya ve geleneksel siyasal partilere olan "borcu"nu dehşetle gördü. Her borç hükümeti kendi bağımsız varlığı ve geleceği konusunda kaygıya düşürür kuşkusuz. Özetle şunu söylemeye çalışıyoruz. Hükümet, olağanüstü hali, zaten yenilmiş olan Cemaat’in tasfiyesi için ilan etmiyor. Tam tersine, kendisini yeniden örgütlemek ve kurumsal dinamikleri kendi lehine dönüştürmek için ilan ediyor. Başkanlık sistemini de tam bunun için istiyordu zaten. Kabaca bakıldığında OHAL, geniş bir kitlesel mobilizasyon ile kurumsal bir reorganizasyonun üzerine oturuyor ve bu haliyle de devlet içindeki müttefikler karşısında AKP'nin çıkarlarına denk düşüyor. Şu hususu da görmeden geçmeyelim: kurumsal planda ulusalcı-Kemalist grupların giderek merkeze yerleşmesi karşısında, AKP, halka dayanmaktan ve halkın silahlandırılmasından söz ederek bundan sonra benzer bir askeri ayaklanmaya tevessül edebilecek gruplara "gözdağı" vermeye çalışıyor. Bundan dolayı kendi topluluğunu sürekli hazır ve nazır bir halde, sürekli karşı tatbikata çağırıyor...
Kürtlere Niye İlan Etmedi?
İkna olmakta zorlananlar için Kürt bağlamını açmakta yarar var: Hükümet, daha çok yakın zamanda Kürt bölgelerinde her tür hukuksuz şiddeti olağanüstü hal ilan etmeksizin yürütebildi. Olağanüstü hale yönelik tek bir ihtiyaç hissetmedi. Çünkü zaten buna ihtiyacı olmadığını çok iyi biliyordu ve bugün Cemaat’e yönelik uyguladığı şiddetin birkaç yüz katını olağanüstü durum ilan etmeksizin gerçekleştirebildi. Bu da hükümetin olağanüstü hal ilanı ile asıl olarak bugünkü müttefiklerine karşı kendi gücünü yeniden örgütlemek istediğini gösteriyor.
Nihayetinde OHAL ile, AKP, ülkenin her yerinde kendisini aynı anda ve hızlıca örgütleme tatbikatı yapıyor ve böylece devlet kurumları içerisindeki muhtemel "tehdit ve tehlike"lerin valiler, kaymakamlar, MİT vb. gibi kurumlar ile AKP tabanı arasındaki siyasi bağın içinde karşılanarak tenkil edilmesi provaları yapıyor. Bunun sonucunda ise kurumsal dinamiklerin AKP'nin tamamen eline geçmesi bekleniyor...
Süreç hiçbir grup için kolay değil.
İktidar oyunları sürüyor...
Orhan Gazi Ertekin

Hiç yorum yok: