Halktan Daha Güçlü Bir Ordu Yoktur!

Faşizm, tekelci burjuvazinin yönetim biçimidir. Tekelci sermaye, kanlı terör yalan ve demagoji ile halka yönelir ve halkın yüreğine korku ve şüphe tohumları eker. Nerede bir kafa karışıklığı muğlâklık, şüphe varsa, nerede endişe ve korkular üzerinden muktedir olunuyorsa faşizm oradadır.
Bizim işimiz soru işaretlerini, bilinmezleri büyütüp, abartıp halkta güvensizlik duygusu yaratmak değildir. Bu ikilem insanları kararsızlığa dolayısıyla hareketsizliğe sürüklemek içindir. Bu çaresizlik ve güvensizlik halkı başka çareler aramaya iter, boğulmamak için yılana sarılmaya sevk eder.
Bizim işimiz bilinenleri anlatmak, önemsiz ayrıntıların, asıl meselenin önüne geçmesine engel olmaktır. Bizim işimiz umut taşımak, güven vermektir.  Bu yüzden dün akşam yaşananların gerçekten bir darbe girişimi mi yoksa AKP’nin güç tazelemek ve iktidarını pekiştirmek için yarattığı bir mizansen mi olduğu değildir asıl mesele.
Önümüzdeki günlerde yaşanacak ekonomik ve siyasi gelişmeler, enerji tekelleri ile kurulacak bağlantılar bize dün gece yaşadıklarımızın gerekçesini de açıklayacaktır.
AKP az sonra el ense çekip yere vuracağı rakibin sırtını önce yağlamış sonra mindere çıkarmıştır. Yağlamıştır çünkü kendisini başpehlivan edecek olan odur.  “Nasıl olur da bu halka kurşun sıkarsınız” diye kameraların önünde bağıranlar bu halka kurşun sıkanların ta kendileridir. Bu halkın kıyılarını, ormanlarını, sularını, madenlerini satan, halkı yoksul, hasta, çaresiz bırakanların ta kendileridir. Gece boyunca halk üzerinde terör estirenler o bombaları atanlarla beraber onları besleyip büyütenler ve yapılanları seyredenlerdir. İstedikleri tek şey düşmanın düşmanlarını arttırmaktır.
Burada bir sorun da “biraz zaman ilerlesin de duruma göre konuşuruz” diyen, kendini sol, sosyalist olarak tanımlayan güçlerin tavırsızlığı hatta “darbe olsa da artık birileri AKP ye haddini bildirse” türünden tarafgirliğidir. Saray cuntasına son versin diye askerden darbe bekleyenlerdir.  “Bu darbe AKP ye karşı, bize bir şey yapmazlar”  türünden rahatlıklardır.
Bu mantık halka güvenmemenin, halk gerçeğine uzak olmanın, halka emek vermemenin bir sonucudur. “Bu halktan adam olmaz” diyenler ya ABD, Avrupa Birliğinden ya ordudan medet umar. Bizim dün gece yaşananları anlamak için kimin galip geleceğini beklemeye ihtiyacımız yoktur. Biz taraflardan birinin yanında durmak zorunda değiliz. Kırk katır ya da kırk satır seçmemiz gerekmiyor. Biz halk düşmanı iktidarları yeşil, lacivert ya da mavi kıyafet giymelerinden ayırmıyoruz. AKP ye haddini bildirecek diye de hiçbir faşist gücün duruşunu meşrulaştırmayız.
Görünen odur ki bu saldırı halka yöneliktir. Saldırganlar gece boyunca gerek uçaklarla gerek bomba ve silahlarla durmadan korku yaratmıştır.
İktidar darbe girişimi dediği bu durumdan önceden haberdardır ve hazırlıklıdır. Neler yapılacağı belirlenmiştir. Dün gece olup bitenler AKP iktidarının kan tazelemesine ve güçlenmesine neden olmuş kısacası işine yaramıştır. AKP hazırlıklı ancak halk güçleri hazırlıksızdır. Halkın örgütlü gücü, aydını olması gerekenler kendine, geleceğe umudunu yitiremez, ne kendi dışındaki güçlere güvenebilir ne de umutsuzluğa düşebilir. Buna hakkı yoktur.
Mevcut iktidarın faşist niteliği bir başka faşist gücün silahlı müdahalesi ile bertaraf edilemez. Öte yandan “demokrasiye darbe” türünden nitelemeler de doğru değildir çünkü mevcut iktidar da ne demokrasi vardır ne de halkın iktidarıdır.
Halkımız yalnız kendine inanmalı ve hangi inançtan, etnik kökenden olursa olsun birbirine güvenmelidir, halkı birbirine düşman etmek isteyenlere değil. Bildiğimiz şaşmaz doğru şudur ki; Halktan daha güçlü bir ordu yoktur. Faşizmi ancak halkın örgütlü gücü yenebilir.


Hiç yorum yok: