İştirakî Dergisi

Geçmişi tarihsel köklere dayanıp sosyalist bir dergi olan İştirak dergisi ilk olarak 1910 yılında Hüseyin Hilmi Bey tarafından İstanbul da temelleri atılmış, ancak çeşitli sebeplerden ötürü dergi, sıkıyönetim tarafından kapatılmıştır. Uzun bir süre sonra yine yayını başlayan dergi iki yıl kadar yayın hayatına devam ettikten sonra kapanmış.
Tarihsel seyri bu şekilde olan dergi yeniden revize edilerek yeni bir oluşum ve ekiple bugün tekrar çıkartıldı. Dünya sistemini eleştirmek, beyinleri uyuşturulmuş insanları uyandırmak adına, zulüm altında olan mazlum halkların (özellikle 2006-2007’de katil İsrail tarafından yapılan Gazze saldırıları sonucunda) sesi olmak için bir grup insan 2007 yılında bir araya gelerek yapılan zulümlere dur demek amacıyla çeşitli faaliyetlerde bulunmaya başladılar. İlk başta İstanbul ve Ankara merkezli olarak fanzin ve blog çalışmalarında bulundular. İlerleyen zamanlarda seslerini daha fazla duyurmak adına 2013’te İştirakî Dergisi’ni çıkardılar.
Üç aylık teorik/politik bir dergi olan İştirakî, yaklaşık 200 sayfalık. İştirakî Dergisi Yayınları tarafından yayınlanan derginin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Fahrettin Uzunkaya’dır.
Derginin ismi Osmanlıca; ‘ortaklık, ortak olma, paydaşlık’ gibi anlamlara geliyor. Bu ismin konuluş amacı gerçek anlamdaki mala mülke ortaklık değil de acıya ortak olmaktır. “İştirakî” ismi, ülke ve bölge gerçeğini anlama, teorik açıdan onun içine girme, oranın derdiyle dertlenme amacıyla konulmuş. Derginin amacına baktığımızda: “Amacımız, İslam ve sol arasında aritmetik veya eklektik bir birliktelik kurmak değil. Her iki alanda mazlumun, fukaranın politik hattını hep birlikte örebilmek. Efendilerden öğrendiklerimizi kavgamızın ateşine atmak, böylece yol almak zaruri.
Bu amaçla dergi faaliyeti, efendilerin dünyasına meydan okuyan, fukaradan, mazlumdan yana saf tutan her akla/yüreğe açık. Amacımız, kendimizi güzellemek, satmak, güçlü göstermek değil; başka güzelliklerle mevcut pazar tezgâhlarını dağıtıp, mal ve para dünyasının sahte iktidarına karşı çıkmak. Efendilerin ayırdığını birleştirmek; birleştirdiğini ayırmak. Müşterek cesaretimizi, basiretimizi ve ferasetimizi artırmak.
Bu cihette; elbette mevcut Ümmet coğrafyasını esas alıyoruz. Fukara Müslüman halkların tağuta, zulme, sömürüye karşı müşterek hakikat kavgasına yoldaş olmaya çalışıyoruz. Yegâne iştirak ettiğimiz yol burasıdır. Hangi ideolojik bayrak altında yürürse yürüsün, mazlumun safında olmayı ana ilke belliyoruz. Derdimiz, o bayrakları mülk sahiplerinden kurtarmak, tüm beşeriyetin tarihî mirasına ait kılmak. Sadece kendisini gören, körleşecektir. İştirakî, tanış olmaya, yol almaya, nefesi ortaklaştırmaya çağrıdır.”
İnsanların dertleriyle dertlenmiş bu mütevazı dergi, mazlum coğrafyanın sessiz çığlıklarına ses olup seslerine yeni ‘öfkeli ve dertli sesler arıyor.’ Seslerine ortak olmanız dileğiyle…
Yaprak Demir

Hiç yorum yok: