Luay Hüseyin

Suriye’de demokratik değişim talep eden ve ‘iç siyasi muhalefet’ olarak adlandırılan yurtsever demokratik muhalefetin önemli bileşenlerinden biri olan Suriye Devletini İnşa Hareketi’nin lideri Luay Hüseyin, Suriye rejimini eleştirdiği bir makalesi nedeniyle 12 Kasım 2014’te tutuklandı. ‘Milli duyguları zayıflatmak’ ve ‘yalan haber yaymak’ ile suçlanan Luay Hüseyin 25 Şubat Çarşamba günü kefaletle tahliye edildi. İlk duruşması ise gelecek hafta görülecek. 1960 Şam doğumlu Luay Hüseyin, 1984 yılında Suriye Komünist İşçi Partisi’ne üye olmaktan tutuklandı ve 1991’e kadar yargılanmaksızın hapis tutuldu. Luay Hüseyin’in tutuklanması, Suriye krizine siyasi çözüm yönünde girişimlerin arttığı bir dönemde, Suriye’de iç savaşa dönüşen halk ayaklanmasının başından itibaren krize siyasi çözüm ve demokratik değişim talep eden ülke içindeki yurtsever demokratik muhalefete bir gözdağı olarak görüldü. Yurtsever demokratik muhalefetin en önemli bileşeni Suriye’de Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Kurulu’nun liderlerinden komünist Abdulaziz el-Hayir 2012 yılından beri Suriye rejiminin elinde tutsak ve akıbeti belirsiz.
Luay Hüseyin’in lideri olduğu Suriye Devletini İnşa Hareketi’nden Muna Ğanem ile Syria Deeply adlı haber-analiz sitesinin yaptığı röportajı yayınevimiz çevirisiyle sunuyoruz.
1 Mart 2015
Önde Gelen Muhalefet Lideri Luay Hüseyin Suriye’de Yargılanıyor
20 Şubat 2015 – Kinda Jayoush
‘Hüseyin tutuklandığında bunu Suriye krizine ilişkin siyasi çözüm yollarını kapamaya yönelik bir girişim olarak yorumladık.’
Suriye savaşı sürdükçe binlerce siyasi mahkûmun kaderi büyük bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Şimdi özellikle bir mahkûm, Luay Hüseyin bu konuyu gündeme taşıyor.
İyi tanınan bir muhalefet lideri olan Hüseyin, 2014’ün sonlarında Suriye hükümeti tarafından tutuklandı. Kendisi ülkedeki demokrasi yanlısı bir muhalefet grubu olan Suriye Devletini İnşa Hareketi’nin lideri. Hüseyin, rejimi sertçe eleştirdiği ve Suriye devletinin yıkılmakta olduğu uyarısında bulunduğu makalesinin yayımlanmasının ardından tutuklandı.
Bugün Hüseyin’in mahkemesi yaklaşırken yoldaşları onun salıverilmesi için çağrıda bulunuyor.
Hüseyin, geçmişte de Suriye’de demokrasiyi savunduğu için rejim tarafından birkaç sene hapse atılmıştı. Kendisine yöneltilmiş güncel suçlamalar ise Hüseyin’in söz ve eylemlerinin milli duyguları zayıflattığı yönünde, bu da cezalandırılması gereken bir suç addediliyor. Hüseyin, Başkan Beşar el-Esad gibi bir Alevi, bu da onu mevcut sistem için potansiyel olarak çok daha büyük bir siyasi tehdit haline getiriyor.
Luay Hüseyin’le birlikte partinin başkan yardımcısı olarak çalışan muhalif kadın lider Muna Ğanem, Syria Deeply’ye Hüseyin’in tutuklanması hakkında konuştu.
Syria Deeply: Sizce yetkililer Luay Hüseyin’i neden tutukladı? Mesaj nedir?
Ğanem: Şu ana kadar bize mantıklı bir sebep gösterilmedi. Tutuklanmasına gerekçe olarak el-Hayat gazetesinde yayımlanan makalesiyle milli duyguları zayıflattığı yasal suçlaması gösterildi. Makalesinde rejimi ve liderliği eleştirmişti. Devletin artık vatandaşlarını koruyan bir devlet olmadığı uyarısında bulunmuştu. Şu anda 3 aydır hapiste bulunuyor. Soruşturma ve sorgulamaya devam etmek üzere içeride tutuluyor. Biz de duruşma gününün belirlenmesini bekliyoruz.
Adliyede tutuklanmasının ardından sorgu hâkimi davasını dinledi. Bundan sonra Adra Hapishanesi olarak bilinen merkezi hapishaneye transfer edildi. Avukatı onu her hafta ziyaret ediyor. Eşi ve ben birkaç kere kendisiyle telefonda konuştuk.
Onu ziyaret ettim. Olup bitenlerden ve genel politik gelişmelerden onu hep haberdar etmeye çalışıyoruz. Avukatı da ona ayrıca bilgi aktarıyor.
Syria Deeply: Bu durum partinizi ve genel olarak muhalefeti nasıl etkiliyor? Herhangi bir eyleme geçmeyi planlıyor musunuz? Üyelerinizden yurtdışına kaçan oldu mu?
Ğanem: Hüseyin tutuklandığında bunu Suriye krizine ilişkin siyasi çözüm yollarını kapamaya yönelik bir girişim olarak yorumladık. Suriye krizinin en başından beri tek çıkışın siyasi çözüm olduğunu ifade ediyoruz.
Parti olarak büyük bir zorlukla karşı karşıya olduğumuza inanıyorum, çünkü Hüseyin öncü bir figür ve her alanda bıraktığı boşluğu doldurmak herkes için zor.
Hüseyin etkisini ve önderliğini ispatlamış, güvenirliliğini hem muhalefete hem de rejim yanlısı gruplara kanıtlamıştır. Suriye krizine ve çözümüne dair vizyonunun ve analizinin doğru olduğunu ortaya koydu; Suriye krizinden çıkış ancak siyasi yolla olabilir ve siyasi çözümden uzaklaşmak ve silaha yönelmek hatadır. Aynı zamanda Suriye’nin içinde çalışmanın önemini savunuyordu. Ülkeyi terk etmeye karşıydı.
Şu anda muhalefetin birçok farklı siyasi tabandan gelen Suriyelileri etrafında toplayabilecek önderlikten yoksun kaldığına inanıyorum.
Syria Deeply: Salıverilmesini sağlayacak herhangi bir girişim var mı? Hükümetin tepkisi ne oldu?
Ğanem: Hüseyin’in salıverilmesi için defalarca çağrıda bulunduk. Yurtiçinde onun salıverilmesinin önemine dair çok şey söyledik. Salıverilmesine ilişkin talebimizi Rusya’nın arabuluculuk girişimleri esnasında ve bütün diplomatik toplantılarda dile getirdik, ancak hâlâ ne zaman salınacağını bilmiyoruz. Hakkındaki suçlamalara karşılık gelen asgari ceza olan 3 sene hapse mahkûm edilip edilmeyeceğini de hâlâ bilmiyoruz.
Syria Deeply: Luay Hüseyin’in davasını özel kılan ne? Neyi temsil ediyor?
Ğanem: Bence onunla ilgili özel olan şey gerçekte onun fikirlerinin Suriye’deki birçok Suriyelinin fikirlerini yansıtmasıdır. O aynı zamanda rejimi onaylamayan, ancak Suriye’yi rejime muhalefet etmelerinden veya desteklemelerinden bağımsız olarak Suriyelilerin vatanı olarak görenleri temsil ediyor. Onlar demokratik değişim talebinde bulunan Suriyeliler. Olayları iki farklı perspektiften de değerlendirmeliyiz.
Suriye’deki gelişmelerin henüz başında iken bizler ihanetle suçlanmıştık. Ama insanlar sonrasında bizim halkımızı korumak için çalıştığımızı ve bunun rejimi yok etmekten çok daha büyük bir amaç olduğunu fark ettiler. Hüseyin Suriyelilerin daha iyi bir hayatı hak ettiklerine ve buna ulaşabileceklerine inanıyor.
Syria Deeply: Peki sizce bu davada ne olacak? Yakında salıverileceğine dair umudunuz var mı?
Ğanem: Savaş ortamında yaşayanlar için karamsar ya da iyimser olmak zor ama mücadeleye devam edeceğiz.
Syria Deeply: Sizce bundan sonra ne olacak?
Ğanem: Temaslarımız ve diplomatik görüşmelerimiz sonucunda 2015′te siyasi bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyorum. Ve bundan sonra da hükümet ile muhalefetin koalisyon kurabilmesi için bir çözüm yolu bulunacağını düşünüyorum. Bu tek çözüm. Suriye halkının yüzde 98′i siyasi özgürlük istiyor. Suriyelilerin yüzde 54′ü Esad’ın geleceğini önemsiyor. Bunlar insanların öncelikli endişeleri. Halk [bu şiddeti sona erdirmek için] siyasi çözüm talep ediyor.
Uluslararası kamuoyu Suriye devletinin çökmesi durumunda doğacak tehlikeleri öngörüyor. Bizim Moskova’da gördüğümüz buydu, Hüseyin ile birlikte diğer tutsakların salıverilmesi de bu çerçevede değerlendirilmeli.
Syria Deeply: Bugün Suriye’deki en can alıcı sorun nedir ve nasıl çözülebilir?
Ğanem: Suriyeliler bu durumdan kurtulmak istiyor. İki tehlike ile karşı karşıyalar: ölüm ve ekonomik kriz. Durumu değerlendirip mücadelenin iki tarafını da düşünmek zorundalar.
Rejimin önceliği, muhalefete diyalog konusunda samimi olduğunu göstermek olmalı. Muhalefetin Suriye içinde var olmasına, çalışmasına izin vermeli. Rejim özgürlüklere alan tanımalı. Uluslararası toplumla birlikte mülteci sorununu çözmek için çalışmalı. Tüm Suriyelilerin çıkarlarını gözetmeliyiz. Örneğin Suriye muhalefeti üyelerine pasaport verilmemesi kabul edilemez. Rejim, devletin çekirdeğini yeniden yapılandırmak için çalışmalı.
Syria Deeply: Hükümette herhangi bir değişim görüyor musunuz? Görüyorsanız hangi yönde?
Ğanem: Uluslararası toplum Suriye’deki savaşla ilgili gelişmeleri ve politikalarını gözden geçiriyor. Onlar da sahadaki askeri kazanımlarla bu sorunu çözmeye kalkışmanın hata olduğunu fark ettiler. Esad’ın çekilmesini istemek hataydı. Suriye’deki sessiz çoğunluk, siyasi demokratik bir çözüm talep ediyor. Bugün Suriye’de yoksulluk var ve bunun bir sebebi de ekonomik yaptırımlar.
Bugün Suriye’deki krizi bitirmenin yolu silahlı mücadeleyi durdurmak. Politik pragmatizm bize gerçek Suriye devletine ulaşmak için bir geçiş sürecine ihtiyacımız olduğunu söylüyor. Bu süreçte hükümetin yetkilerini sınırlandırmalı ve gücü mümkün olduğunca eşit dağıtmalıyız. Güven telkin edici adımlarla işe girişmeli ve müzakere etmeliyiz. En önemlisi bu ikisinin aynı anda ve birlikte ilerlemesi.
Ben hiçbir zaman hükümetin demokratik değişim için hazır olacağını düşünmedim, ancak uluslararası baskılar ve sahadaki durum hükümeti buna zorluyor.
Kaynak: Syria Deeply
Çeviri: İntifada Yayınları

1 yorum:

MCuhadar dedi ki...

Teşekkürler