Rachel Corrie Davası

Rachel Corrie, 2003 Mart’ında Gazze’nin Refah bölgesinde işgalci İsrail ordusunun Filistinlilerin evlerini yıkmasını engellemek isterken buldozerle ezilerek öldürülmüştü. Rachel, Gazze’de Uluslararası Dayanışma Hareketi’nin (International Solidarity Movement) gönüllüsü olarak çalışmaktaydı.
Corrie ailesi, İsrail askerî yargısının davayı cezasız olarak kapatmasının ardından 2005 yılında Hayfa bölge mahkemesine başvurarak sivil yargılama sürecini başlatmıştı. Corrie ailesi, İsrail savunma bakanlığının Rachel’ın ölümünden kasıt ya da ihmal yoluyla sorumlu olduğunu ileri sürmekteydi.
2012 Ağustos’unda Hayfa bölge mahkemesi, işgal ordusunu aklayan bir karar aldı. Karar, İsrail’in devlet politikası olarak askerî bölge ilan ettiği yerlerde sivillere yönelik saldırıları cezasız bırakmasının yeni bir örneğiydi.
Alt mahkemenin kararına karşı temyize giden ailenin başvurusunu İsrail Yüksek Mahkemesi Perşembe günü (12 Şubat) reddetti. Böylelikle İsrail hukuk sisteminde Rachel Corrie’nin öldürülmesine ilişkin tüm yollar tüketilmiş oldu. Ailenin Rachel’ın otopsisini yapan doktor ve kuruma karşı İsrail’de açtığı davaysa sürüyor. Rachel’ın ezildiği buldozeri üreten Caterpillar şirketine karşı ABD’de Corrie ailesi ve ilgili şirketin ürettiği buldozerlerin kullanıldığı yıkımlarda öldürülen ya da yaralanan Filistinli aileler adına 2005 yılında açılan davaysa reddedilmişti.
Corrie ailesinin İsrail Yüksek Mahkemesi’nin kararına ilişkin 12 Şubat’ta yaptığı açıklamanın Türkçe çevirisini sunuyoruz.
İntifada Yayınları / 14 Şubat 2015
Corrie Ailesi
12 Şubat 2015
Bugün avukatlarımızdan İsrail Yüksek Mahkemesi’nin kızımız ve kardeşimiz Rachel Corrie’nin haksız eylem sonucu ölümü dolayısıyla açtığımız tazminat davasında temyiz başvurumuzu reddettiğini haber aldık. Ailemiz hayal kırıklığına uğramış ama şaşırmamıştır. İsrail ordusunun yararlandığı dokunulmazlığa tüm İsrail kurumlarının öylesine derinden bulaştığını bu tecrübemizden görmüş olmamıza rağmen, farklı bir sonuç ummuştuk.
Kararın İngilizcesini okuyabilmemiz ve mahkemenin tüm dediklerini işlemden geçirmemiz biraz zaman alacak. Bununla birlikte, alt mahkemenin Ağustos 2012 tarihli kararını onayan bu kararın, adaletsizlikler ve insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğinde İsrail askerî kuvvetlerinin dokunulmazlığının yargı eliyle onaylanmasına tekabül ettiği açıktır.
Yüksek Mahkeme’nin kararı, silahlı çatışmada sivillerin ve insan hakları savunucularının korunmasına ilişkin uluslararası hukuk savlarını göz ardı ediyor ve uluslararası kabul görmüş etkili bir hukuk yoluna başvurma hakkını ağır şekilde çiğnemektedir.
Mahkeme, Rachel’ın otopsisinin uygun olmayan şekilde yapılmasıyla ilgili olarak Dr. Yehuda Hiss ve Abu Kabir Enstitüsü’ne karşı açtığımız ayrı davanın alt mahkemede görülebileceğine karar verdi. Ne olduğunun gerçeğe uygun olarak bildirilmesi ve Rachel’ın bedeninin bütünüyle ülkesine ulaştırılmasının dava açmayı gerektirmesiyle içine düştüğümüz dehşet devam ediyor. Sonraki adımlara ilişkin kararları aile olarak avukatlarımıza danışıp alacağız.
Rachel’ın davası, İsrail adalet sisteminin hesap verebilirlik sağlamaktan uzak olduğunun bir örneğini daha sunuyor. Uluslararası toplumu ve bu arada ABD yönetimini insan hakları ihlallerinin mağdurlarının yanında ve cezasızlığın karşısında durmaya ve temel uluslararası adalet ilkelerini desteklemeye davet ediyoruz.
Rachel’ın davasına on yıldır verdikleri ve vermeye devam ettikleri emek dolayısıyla avukatımız Hüseyin Ebu Hüseyin’e ve bütün hukuk ekibine son derece minnettarız. Filistin’de, İsrail’de ve başka yerlerde çabalarımızı bunca farklı yolla desteklemiş ve desteklemekte olan tüm dostlarımıza minnettarız.
Sevdiğimiz, yitirdiğimiz, özlediğimiz kızımız ve kız kardeşimiz Rachel için bu yoldayız. Rachel’ın ruhu yaşıyor. Tüm eylemlerimize o esin verdi ve vermeye devam edecek.

Hiç yorum yok: