Patlama Cinayetin Habercisidir

3.02.2015 günü İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan Nokta LPG Otogaz Dönüşüm Sistemleri Toptan Satış Servisi’nde meydana gelen bir patlama sonucunda işyerinin çatısı çökmüş, 5 işçi yaralanmıştır. Basına yansıyan bilgilerden patlamanın şiddetinin civarda yer alan arabaların camlarını kıracak kadar yüksek olduğu ve yaralıların bir kısmının 3. derecede yanıklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Görgü tanıkları patlamayı 10-15 adet başka patlamanın takip ettiğini aktarmaktadır. Daha önce OSTİM’de benzeri patlamaların meydana geldiği ve bu patlamalarda çok sayıda işçinin yaralandığı ve öldüğü bilinmektedir. Bu son patlama da bölgede yer alan sanayi tesislerinde iş güvenliği bakımından gerekli ve yeterli önlemlerin halen alınmadığını göstermektedir.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre, Türkiye’de her yıl 1.000’i aşkın insan yaşanan iş kazaları sonucunda hayatını kaybetmektedir. Yine ILO’nun verilerine göre, Türkiye El Salvador ve Cezayir’in ardından ölümlü iş kazalarının nüfusa oranı bakımından dünyada üçüncü, Avrupa’da ise 1. sırada yer almaktadır.
Soma, Ermenek ve Torunlar isimleriyle simgeleşen ve 2014 yılını adeta kana bulayan ölümlü iş kazalarına rağmen konu hakkında oluşan hassasiyete karşılık olarak hazırlandığı iddia edilen “iş güvenliği tasarısı” halen meclise sunulmamıştır. Üstelik yapılan eklemeler sonucunda tanınmaz hale gelen tasarıda iş güvenliği ve sağlığı uzmanı çalıştırmayan işverenlere de af öngörülmektedir. Komisyonda yapılan son bir değişiklikle işverenlere ‘ödül’ mahiyetinde bir düzenleme daha yapılmış, işyerinde iş kazası yaşanan işverenlere getirilen ek ödeme yükümlülükleri de tasarıdan kaldırılmıştır.
Bu gelişmelerden de anlaşılabileceği üzere, söz konusu tasarı katliama dönüşen iş kazalarına yönelik gerçekçi bir çözüm öngörmemektedir. Meclis işçiden değil patrondan yana olan tarihsel ve sınıfsal tavrını sürdürmektedir. Oysa sosyal devlet ilkesi gereği ve bir bütün olarak ikinci kuşak insan haklarının temin edilebilmesi için çalışma koşullarının düzeltilmesi ve öncelikle çalışma esnasındaki can güvenliğinin sağlanması devletin asli sorumluluğudur. Elde edilen gelirin hakça bölüşümü, kula kulluğun engellenmesi ve sömürünün giderilmesi İslamî ve insanî bakımdan hepimizin görevidir.
Biz Mazlumder Ankara Şubesi olarak OSTİM’de meydana gelen söz konusu kaza gibi kazaların önüne geçebilmek ve iş kazalarından kaynaklanan ölümlerin ortadan kaldırılmasını sağlamak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve hükümeti emekten yana tavır almaya davet ediyoruz. Toplam gelirin adilce bölüşüldüğü ve hakça paylaşıldığı bir dünya için verdiğimiz mücadele çerçevesinde OSTİM başta olmak üzere Ankara’da ve Türkiye’de yaşanan iş kazalarının ve işçi haklarına yönelik ihlallerin takipçisi olmaya devam edeceğimizi bu vesileyle tüm kamuoyuna duyuruyoruz.
MAZLUMDER Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

Hiç yorum yok: