Rusya Krizi, Ülke İflası Riski

Petrol fiyatlarında yılın başından beri yaşanan düşüş, yılın son çeyreğinde hızlandı. Adeta jeo-politik bir savaşa dönüşen bu gelişme, ekonomik ve politik dalgasal sonuçlar yarattı. Başta Rusya olmak üzere, Venezüella ve İran sarsıldı. Bir dizi çevre ülke de bu dalgasal etkinin içine girdi.
Suudi Arabistan'ın petrol arzında düşüşe gitmeyeceğini (günlük 9,7 milyon varillik üretimine devam edeceğini) açıklaması ve varil fiyatının 62 dolar seviyesine gerilemesi, hatta 60 doların altına düşme riski küresel finans piyasalarını alt üst etti.
Rusya Ukrayna-Kırım sorunundan dolayı ekonomik yaptırımlar ve ambargo altındaydı, aynı konjonktürde petrol “savaşlarının” yaşanması ülke ekonomisini sarstı.
Hızlı bir çöküşe doğru sürüklenmeye başladı. Ekonomide zaten varolan kırılganlık, kendini şiddetli döviz şokunda dışa vurdu. Ruble, Dolar karşısında önemli oranda değer kaybetti. Benzer değer kayıpları bir gün içinde Güney Afrika Rand'ında, Meksika Peso'sunda ( %6'ya yakın), Türk Lirası'da ( %3.6) ve Brezilya Real'inde de (% 2.6) yaşandı. 2014'ün başından beri  Ruble aşınmış, yüzde 28 oranında değer kaybetmişti, "kara Cuma" diye de tabir edilen son gelişmeyle Ruble'nin değer kaybı bir gün içinde yüzde 15'e ulaştı.
Resesyondan Borç Çevriminin Kırılışına
Küresel krizinin Rusya'ya yansıması yıkıcı oldu. 2008 yılında Rusya ekonomisi yüzde 8 oranında daralma yaşadı. 2010'da kısmî pozitif büyüme içine giren ekonomi, 2013'te tekrar problemler yaşamaya başladı. Resesyon kapıdaydı. Ukrayna krizi ve yaşanan finansal türbülans Rusya'yı resesyon sürecine soktu.
Yaşanan finansal anafor karşısında ülkeden sermaye çıkışları hızlandı. Rusya Merkez Bankası sermaye “kaçışlarını” engellemek ve Ruble'deki erimeyi önlemek amacıyla sert reaksiyon verdi. Hemen faizleri yüzde 6.5 oranında artırarak, yüzde 17 gibi oldukça yüksek bir seviyeye çekti.
419 milyar dolarlık rezervin 10 milyar dolarını kullanarak Ruble'deki ateşi soğutmaya çalıştı. Bu hamle etkili sonuçlar vermedi, Ruble'den kaçış devam etti. Küresel finans kapital, Rusya'da iflas riskini artmasına bağlı olarak güvenli alanlara yöneldi. Ülkeden sermaye çıkışları devam etti.
2015'te Rusya ekonomisi için riskler arttı. Sıfır büyümenin beklendiği 2015'te, petrol fiyatlarının düşmeye devam etmesiyle yıkıcı gelişmeler yaşanabilir. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, resesyonun derinleşmesine vurgu yaparak, GSYH'da %2.8'lik bir daralmanın yaşanabileceğini belirtti.
Yıllık enflasyonun iki haneli rakama yaklaştığı, işsizliğin %10'a ulaştığı, Ruble'de aşınmaların sürdüğü, dış ticaret açığının hızla arttığı Rusya'da ekonomik kırılganlık artıyor. Dış gelirlerinin yüzde 60'nı petrol ve doğal gaz gelirlerinden elde eden Rusya, petrolün varil fiyatlarında yaşanan 1 dolarlık düşüşten 2.2 milyar dolar döviz geliri kaybı yaşıyor.
Resesyon ve döviz krizi riskinin (her ne kadar merkez bankasında ciddi oranda rezerv bulunsa da, yaşanan döngü bu avantajı hızla etkisizleştirebilir) artığı koşullarda, Rusya'nın kısa vadeli borçlarının tutarı 140 milyar dolara ulaştı. Borçların çok büyük kısmının özel sektöre ait olması dikkat çekicidir. Döviz şoklarıyla olası ödemeler dengesinin sarsılması, seri şirket iflaslarının önünü açabilir.
Rusya'da Ukrayna-Kırım krizi sonrasında yaşanan ekonomik yaptırımlar ve ambargo, petrol “savaşlarının” yarattığı yıkıcı etkilerle birleşti. Ekonomi hızlı bir çöküş sürecine girdi. Bu sürecin derinleşmesi borç çevrimini kıracak boyutlara ulaşabilir. Ayrıca Rusya'da neo-liberal dönüşüm süreci tarım ve hayvancılık sektöründe yıkıcı sonuçlar yaratmıştı. Bu sektörlerde ithalata bağımlılık, yaşanan konjonktürle birleştiğinde yiyecek kıtlığını beraberinde getirebilir. Putin, bu durumun farkında olarak “ekonomide kötü gidişin iki yıl daha süreceğini” açıkladı.
Petrol fiyatlarındaki artışın hegemonya savaşının parçasına dönüşmesi, ekonomik yaptırımların olası yıkıcı sonuçları Rusya'nın resesyona girişi ve krizin derinleşmesi, Rusya'daki siyasal dengeleri alt üst edici sonuçlar doğurabilir.
1980'lerin ortasında yaşanan kriz, Sovyetlerin çöküşüne; 1998 krizi Rusya Federasyonu'nu iflasa sürüklemişti.
Yeni kriz dalgası Putin'in iktidarını sarsabilir.
Rusya Krizi: Küresel Krizin Yeni Evresi
Rusya krizi, küresel krizin yeni bir evresini işaretliyor. 2007 ve 2008'de ABD'de sarsan kriz, 2010'dan sonra Avrupa kıtasını etkiledi, kıta krizin odağına dönüştü, 2013 ve 2014'te kriz ikinci kuşak kapitalist ülkelere yayıldı. Kriz aynı zamanda bir derinleşme sürecine girdi.
Rusya krizi bu yeni evrenin ve çevre ülkelerde büyük kırılmaların ilk habercisi olarak değerlendirilebilir.
Kırılgan 5'li diye tanımlanan ülkeler (Brezilya, Endonezya, Hindistan, Türkiye, Güney Afrika) yaşanan gelişmelerden şiddetle etkileniyor. Ayrıca kırılgan “8'li” diye tanımlanan Rusya'nın da içinde bulunduğu Şili ve Arjantin'de finansal dalgalanmalara ya da spekülatif hareketlere ne derece dayanıksız olduğu ortaya çıktı. Rusya'yı kırılgan 8'li içinde yer alan herhangi bir ülke takip edebilir. 2015 konjonktürü çevre ülkelerde döviz, bankacılık, emlak krizlerine ve ekonomik çöküşlere gebedir.
Küresel krizin ya da kapitalizmin organik krizinin bir boyutu da emperyalist hegemonya savaşlarıdır. Rusya, Ukrayna kriziyle bir taraftan batıdan kuşatılmak ve etkisizleştirilmek, diğer boyutuyla spekülatif hamleler/operasyonlarla (petrol fiyatlarındaki hızlı düşüşler gibi) ekonomik olarak felç edilmek isteniyor. Ama böylesi süreçler hiçbir zaman tek boyutlu gelişmez. Rusya karşı hamlelerle sürece dâhil olacaktır (Çin'le ilişkilerin derinleştirilmesi, İran'a desteğin artırılması, özellikle Avrupa'da ciddi sorun yaratacak petrol ve doğalgaz kesintileri, Almanya'yla ekonomik ilişkilerin daraltılması gibi). Ayrıca Rusya'nın yaşanacağı bir ekonomik çöküşün sadece Rusya'yla sınırlı kalması mümkün değildir. Küresel düzeyde hem ekonomik hem de siyasi düzeyde alt üst edici sonuçları doğuracaktır.
2015'te küresel resesyon riskinin artması her gelişmeyi yıkıcı bir anafora dönüştürebilir.
Volkan Yaraşır

Hiç yorum yok: