Mescid-i Aksa'ya Sahip Çık

İSLÂMÎ KAMUOYUNA
Bismillahirrahmanirrahim
Kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya (Kudüs) götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu o işitir ve görür.” (İsra – 1)
Kudüs ve Mescid-i Aksa İslâm ümmetinin ortak değeri ve onurudur. Müslümanlar, aralarındaki her türlü görüş ayrılıklarını ve farklılıkları bir tarafa bırakarak, siyonist askerlerin kirlettiği, tahrip ettiği Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmalı, Filistin’in, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürleşme hedefini hep birlikte her zamankinden daha gür bir şekilde seslendirmelidir.
Geçtiğimiz Çarşamba günü Siyonist askerler, Mescid-i Aksa’nın içerisine girerek plastik mermi, ses ve gaz bombaları ile camideki Filistinlilere saldırmış, 30’a yakın kişinin yaralanmasına, eşyaların ve Kur’an-ı Kerim’lerin tahrip olmasına sebep olmuştu.
İslâm ümmetini derinden yaralayan bu hadise, şımarık Siyonistlerin Mescid-i Aksa’ya yönelik ne ilk ne de son saldırısıdır.
Rabbimizin etrafını mübarek kıldığı ve Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya gözü dönmüş Siyonistlerin bu pervasızca saldırısının temelinde, hepimizin bildiği gibi, Küresel Güçlerin desteği, Arap dünyasının sessizliği ve İslâm ümmetinin arasına sokulan mezhepçilik ve etnik kimlik fitnesi vardır. Tüm Ortadoğu bu fitne ateşiyle yangın yerine dönmüş, İslâm toprakları bir kaos ve istikrarsızlık ortamına çekilmiştir.
Bu süreç içerisinde Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden direniş grupları itibarsızlaştırma ve zayıflatma operasyonlarına maruz bırakılmıştır. Bizler, tüm bu olup bitenlerin Siyonist İsrail’in güvenliğini sağlamak maksadıyla yapıldığının farkında olmalıyız.
Ümmet olarak fiilî bir durumla karşı karşıya bulunmaktayız. Söz konusu olan, ilk kıblemiz ve onurumuzdur.
Bu noktada Kudüs Günü Platformu bileşenleri olarak, Türkiye Müslümanlarına çağrımız şudur: aramızdaki her türlü düşünce ayrılıklarını, farklı bakış açılarını bir tarafa bırakarak, ortak değerimiz olan Mescid-i Aksa’ya sahip çıkalım.
Bu konuda gayret gösteren tüm İslâmî kurum ve grupların faaliyetlerine hiçbir ayrım gözetmeksizin destek verelim.
Mümkünse eylemlerimizin daha etkili, sesimizin daha gür çıkabilmesi için konuya duyarlı STK ve gruplar olarak ayrı ayrı değil, hep birlikte istişare ederek hareket edelim. Ortak eylem ve söylem geliştirelim.
Bu doğrultuda yapacağımız eylemlerde yalnızca Filistin’in, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne odaklanalım, ihtilaflı konulara girmeyelim.
Hiç olmazsa bu sefer İslâm düşmanlarını sevindirmeyelim ve beklentilerini boşa çıkartalım.
Kudüs Günü Platformu bileşenleri olarak bu hususta üzerimize düşeni yapmak konusunda en küçük bir zaafa yer vermeyeceğimizi ve tavrımızı İslâmî kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Özgür Filistin’de
Özgür Kudüs’te
Özgür Mescid-i Aksa’da buluşmak ümidiyle…
Allah’a ve Resulüne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin! Çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal- 46)

Hiç yorum yok: