İnanmaya, Mücadeleye

Dev plazalarda, AVM'lerde, holding binalarında;
Asgari ücret belirleme komisyonlarında;
Yolsuzlukları araştırma kurullarında;
Zengine her türlü kolaylığı sağlayıp, fakire bin bir türlü zorluk çıkartılan devlet dairelerinde;
40.000 kadının bir şekilde vesika beklediği memlekette;
Önünde merhamet dilenilen, kapılarına kilit vurulan, içerisinde aç doyurulmayan camilerde;
Kadın dövülen evlerde, öldürülen sokaklarda;
Ucuz işgücü olarak istismar edilen çocukların bulunduğu caddelerde;
Maden ocaklarına sürülen gariplerin “Aşağıda ölüm var, yukarıda açlık. Aşağıdaki ölüm olasılık, yukarıdaki kesin” dediği bir sermaye imparatorluğunda;
Camilerin, başörtünün, tüm hassasiyetlerin iktidarlar için bir araç kılındığı memlekette;
“Adalet mülkün temelidir” yazan ama her türlü namussuzluğun kitabının yazıldığı adalet saraylarında;
10 binlerce yoksul gencin öldürüldüğü, yoksul çocukların birbirine kurşun sıktığı, faili meçhul cinayetlerin kol gezdiği, insanlara işkencelerle dışkı yedirildiği beldelerde;
Kanunî çetelerin halkları, inançları karşı karşıya getirmekte hiç çekinmediği bir siyasî atmosferde;
Mazbut bir halkı “Faiz, dünyanın gerçeğidir” diyen sapkınlara yönelten, açlığın apaçık olduğu bir çağda milyar liralık saraya susmaya iten yozluk ve serkeşlik sisteminde;
Gencecik evlatlarının cansız bedenlerini kucağında bulan, hatta her Cumartesi arasa da bulamayan annelerin feryatlarında;
Katillerin terfi ile ödüllendirildiği, cinayetlerin örtbas edildiği ülkede;
Bağımsız ve hür yaşamanın her torba yasayla cezalandırıldığı hukuk sisteminde;
Ekmek parası için işe giren gencecik kızların cariye/metres haline getirildiği şirket ofislerinde;
Büyükbaş hayvanların vagonlara doldurulduğu gibi insanların doldurulduğu metrobüslerde, metrolarda;
Emeğinin karşılığını alamadığı için mecburen kölesi olunan banka şubelerinde;
Allah değil, Tağut hâkim olmuştur...
Allah değil, Şeytan Rabb olmuştur...
Bu durumu kabullenen cümle topluluğun helâkı pek yakındır...
HAYDİ İNANMAYA HAYDİ MÜCADELEYE
EHÂD DERGİSİ

Hiç yorum yok: