Gençlik Şurası Çağrı Metni: Ayağa Kalk

Zulüm ve yıkım, coğrafyamızda her geçen gün devam ediyor. Yıllardan beri Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren sömürü düzeni, okullarımıza, parklarımıza, hayat şekillerimize, inançlarımıza göz koyarak, etkisini daha da artırmaya çalışıyor. Bizler, memleketimizin, okullarında, iş yerlerinde ötekileştirilen, yok sayılan ve sömürü düzeninin bir parçası haline getirilmeye zorlanan gençleri olarak artık bu gidişe “dur” diyoruz.
Kardeşlerimiz, arkadaşlarımız;
Ayağa kalkın, her yıl kötü çalışma koşullarıyla binlerce çocuk işçi ölümle baş başa bırakılıyor.
Ayağa kalkın, üç kadından biri, ailesi veya eşi tarafından ağır şiddete maruz kalıyor.
Ayağa kalkın, eğitim kalitelere göre sınıflandırılıp, sadece parasının olanın alabileceği, yoksul ailelerin çocuklarının alamayacağı bir sisteme dönüşüyor.
Ayağa kalkın, ülkemizde savaş çığırtkanlığı yapanlardan dolayı gençlik, kodamanların Ortadoğu üzerindeki kirli planlarına ortak olmak isteniyor.
Ayağa kalkın, dil, ırk, mezhep üzerinden ayrıştırıcı bir politika yapılmasından kaynaklı, binlerce genç birbiriyle karşı karşıya getiriliyor.
Ayağa kalkın, parklarımız, okullarımız, yaşam alanlarımız birer birer paraya dönüştürülüp, satılabilecek bir nesne haline getiriliyor.
Zamanın susma zamanı olmadığının hepimiz farkındayız. Ailelerimiz, yoksulluk ve gelecek kaygısı içinde, ülkemiz ve coğrafyamız, her geçen gün zulmün egemenliğin altındayken daha fazla sessiz kalamayız. Birleşmemizin zamanı gelmiştir. Birer çığlık olup yeryüzündeki bütün karanlıkları deleceğiz, zulmün bütün kalelerini yıkacağız. Yaşamları boyunca iktidarların rant aracı olmuş ve gelecekleri çalınmış gençlik olarak bugün ayağa kalkıyoruz. Bu cüreti ve gücü, küçücük bedenlerinde kocaman yürekler taşıyanlardan, gündüz okuluna gidip akşam geç saate kadar çalışan emekçi kardeşlerimizden alıyoruz. Bu mücadele, Hz. Ali'nin Hak, Hz. Hüseyin'in Adalet mücadelesidir, Bu mücadele, Şeyh Bedrettin’in “yârin yanağından gayrı paylaşmak için her şeyi” şiarıyla başlattığı başkaldırmanın mücadelesidir, bu mücadele, Deniz Gezmiş’in, Mahir Çayan'ın emperyalizme karşı verdiği mücadeledir. Bu mücadele, Berkin Elvan'ın genç bedenine rağmen ekmek ve onurlu bir yaşam için verdiği mücadeledir.
Bizler Gençlik Şurası olarak, herkesi, varlığımıza ve ekmeğimize göz koyanlara, yaşamımızı alınabilir-satılabilir bir döngüye çevirmeye çalışanlara karşı Gençlik Şurası’nda sözünü söylemeye ve mücadele etmeye davet ediyoruz.
Egemenlerin sömürü düzenine karşı, Müslüman Doğu halkının ve tüm dünya emekçilerinin başlattığı bu mücadele söndürülemez bir yangına dönüşsün.
Sınırsız, sınıfsız, savaşsız bir Ortadoğu için ayağa kalkın.
Okullarda, işyerlerinde inanç kısıtlamalarına karşı ayağa kalkın.
İşçi ölümlerine ve emeğimizi çalanlara karşı ayağa kalkın.
Zalimlerin, kodamanların iktidarlarına karşı ayağa kalkın.
Zulüm edenler nasıl bir devrimle devrileceklerini yakında görecekler.” [Şuara: 227]

Hiç yorum yok: