Demirel'in Dahi Gerisine Düşmek

Duydum ki ”Kobanê ile Diyarbakır’ın ne alakası var?” demişsiniz. Siz öyle deyince emniyet müdürünüz de, “Siz bize serhildanın ne olduğunu öğrettiniz. Biz de size TC devletinin bölünmez bütün olduğunu, parçalanmayacağını öğreteceğiz.” demiş.
Sınırın 500 metre ötesinde anası babası katledilenlerin ne alakası olabilirdi ki Kobanê ile? Koyunca insan aşkın ve insanın yerine parayı pulu, anlamaz elbette nedir bu alaka diye.
Oysa söylemeliyim; “nedir bu alaka?” diye soranlarında bir alakası var elbette Kobanê’yle. Bunu benden ziyade onlar söylemekte. “Kobanê düştü düşecek” diye. Öyleyse biz sormalıyız ya “sizin bu alakanız nedir?” diye…
Oysa sizden istenen Diyojen’in Büyük İskender’den istediğidir: “Gölge etmeyin, başka ihsan istemez…”
Ve söylemeliyim bayım size; birlik bütünlük dersleri veren size: “Halklar yanıbaşlarında bir katliama sessiz kalıyorsa parçalanmıştır. Dışarıdan bir bütün olarak gözükse de durum budur…”
Kaybettiysen vicdanını ve koyduysan insanın yerine parayı; Kobanê ile “Diyarbakır’ın ne alakası var?” dersin elbet, dersin de biz de sorabiliriz size: “Evet ne alakanız var bizimle?”
Siz “Yeni Türkiye”nin eskilerisiniz ve Demirel’in dahi gerisine düşensiniz artık. “Yollar yürümekle aşınmaz”dan, ”yollar benimdir, yürüyemezsin”e giden bir yolculuktur bu.
Oysa Dadaloğlu’ndan bu yana: Ferman Padişahın, yollar halkındır…

Hiç yorum yok: