Allah Sokakta!

Her kafadan ayrı ses çıkıyor, her birey kendi İslam’ını yarıştırıyor, ayetler dillerde sek sek oynuyordu. “Şu ayet şöyle diyor”, “Hayır, o ayet öyle demiyor, böyle diyor” cümleleri, var gücüyle insanları oyalıyor, hayattan söküp koparıyordu. Kur’an’ın içinde, Kur’an’dan uzak bir hayattı sanki yaşanan. Hem Allah’a yaklaşmak hem de var gücüyle uzaklaşmaktı yapılan. Kur’an ile yapılan tebliğlerde, Rab, Kitap’a hapsediliyor, Allah, Kitap dışında görünmüyordu…
Neredeydi Allah? Hangi ayette gizliydi? Hangi cümlenin kelimelerindeydi? Kıssalarda mıydı Rab? Cennette miydi, cehennemde miydi? Gökte miydi, yerde miydi? Neredeydi?
Yıllarca ayetleri/Kur’an’ı tartıştım insanlarla. İnsanlığın en önemli görevinin bu olduğunun yanılgısıyla. Rabbi de bu yolla aradım. Sadece Kur’an’da aradığım ancak bir türlü tatmin olamadığım bir Yaratıcı ile bir yanım her daim boştu. Ritüellerle örülmüş bir yaşam ve sadece benliğimle sınırlandırılmış İslamî hayat tarzı. Kime ve neye faydası vardı bunun, bilmiyordum.
An geldi, fark ettim ki; bana ya da başkasına hiçbir faydası yoktu bunun. Anladım ki, Allah’ı görmem için, Kitap’ın dışına çıkmalıydım. Allah’ı görmek istiyorsam, ayetleri hayatta aramalı, hayatta anlamını bulmalıydım. Bunun ise tek yolu insandı, insan için mücadelede bulunmaktı, insanı din, dil, ırk ayırt etmeksizin kucaklamaktı.
En ücra köşelere, “Allah’ın unuttuğu yerler” dedikleri evlere gittim. Mücadelenin en çetinleri arasına katıldım. Açlığın, kimsesizliğin, yoksulluğun, ötelenmişliğin, adaletsizliğin, eşitsizliğin tavan yaptığı yerlerde buldum kendimi ve buralarda buldum Allah’ı. Her fakir sofrasında O vardı. Adalet için her yumruğumu havaya kaldırdığımda, O, yanımdaydı. Yolda kalmışa, mazluma, mağdura, kimsesize yardım gerektiğinde, birilerini vesile kılarak yardım gönderen ve yanımda olan hep O’ydu. Ne zaman ki insanların arasına karıştım, ne zaman ki insanlar için mücadele etmeye başladım, Allah iliklerime karıştı, benliğimle harmanlandı.
Ey örtüsüne bürünüp evine hapsolan!
Ey oturduğu yerden insanlık iddiasında bulunan!
Ey Allah’ı dört duvar arasında arayan!
Ey Allahsız bir dini Allahlı sanan!
Kalk ve Allah’ı ara! Kalk ve Allah’ı insanda bul! O’nu lüks sofralara, Kitap’a, riyakâr ağızlara, ayet sektirilen dudaklara hapsetme. Allah sokakta! Allah, fakir sofrasında! Allah adalet eylemlerinin ortasında! Allah, havaya kaldırdığın yumrukta!
Kalk ve insanı kucakla! Kucakla ki, Allah’a yaklaş! İnsanlar arasına karış ki, Allah’ı gör. İnsanlar için mücadele et ki, Barış Yurdu’nu kur.
Rab, sana şahdamarından daha yakın. İnsan için verdiğin savaş, senin şah damarın…
Ey oturduğu yerden ayetleri yarıştıran!
Yaratıcının ayetleri yarıştırmana ihtiyacı yok. Mağduriyetinin giderilmesi için yarışacağın insan çok! Aklet, insanlık adına, Allah adına, Allah’a yaklaşmak/Rabbini görmek adına mücadele et.
Şüphesiz ki Allah, hâlâ insan olan, insanlığını koruyan, insan için canıyla, malıyla savaşanlarla beraberdir…
Akıl ve Fikir’den İktibas

Hiç yorum yok: