Van Üşüyor

Van depremzedelerle ilgili önemli bir açıklama
Bazı arkadaşlar uzun bir zamandır neden belediye bir şeyler yapmıyor diyordu… Bu konuda bir iki açıklama yapayım. Yüzlerce hırsızlık dosyası olan eski belediye başkanları tutuklanmadıkları gibi birçok dosyadan dolayı da aklandılar. Bu belediye başkanı ise fazla hizmet yaptın bu parayı nereden buldun diye aylarca cezaevine atıldı.
Dolayısıyla her adımını mevzuata göre yapmak zorunda. Şunu da söyleyeyim: Aylarca peşinde koştuğumuz arkadaşlar da bizi sadece oyaladılar ve bize sorunun çözülmesi konusunda verdikleri hiçbir sözü de yerine getirmediler. En azından bu sorunun çözülmesi için yanımızda bile olmadılar. Daha da söyleyeyim, devlet aklının çok gerisinde kalmayı da kendilerine layık gördüler.
Belediyenin resmî yazıyla Tedaş’a defalarca müracaat etmesine rağmen, Tedaş yetkilileri valiliğin direktifiyle elektrikleri bağlamayacaklarını ve belediyenin ödeme yapmak istemesene rağmen de bu kararlarının değişmeyeceğini söylemişlerdi.
Biz dün yaptığımız görüşmede valiliğin bu inattan vazgeçmesini ve en azından Ocak ayına kadar elektrik verilmesi üzerinde ısrar etmemiz üzerine, vali ses çıkarmayacağını söyledi, bunun üzerine bir çözüm buluncaya kadar elektriklerinin bağlanmasını sağlamaya çalışma kararı aldık.
Bugün Tedaş bölge müdürüyle Van milletvekili Özdal Uçar telefonla görüştü ve Van Belediyesi olarak elektrik ücretini üstleneceklerini söylemesine rağmen, bahanelerle birlikte valinin emri olmadan elektriği bağlayamayacağını söyledi. Ve daha da ötesi “sizin belediyeniz” türünden sözlerle tepki gösterdi. Böyle bir ülkede yaşıyoruz…
Şu bilinsin istedim, belediye daha ilk günden beri bütün imkânlarıyla onların yanında olmuş ve bizim her çözüm önerisine samimi bir yaklaşım sergilemiştir.
Belediye başkanı ilk günden itibaren bizim yanımızda olmuş ve yaptığımız bütün çalışmalara katkı sunmuştur.
Konteyner kentte yaşayan depremzedeler çok zor bir sürece girdiler. Dün gece soğuklar sıfırın altında 10 derecenin altındaydı. Ve onlar dün gece konteynerlerde soğukta yaşadılar. Belediyenin vermiş olduğu katalitik sobaların dışında onları ısınacakları hiçbir imkânları yok. Çaresiz bir şekilde her kapıyı aşındırmaya devam ediyoruz.
Çözüm zor değil, yeter ki samimi bir yaklaşım olsun. Ayrıca, şu anda Van’da belli kurumların yüzlerce tesisi var ve bunlar boş. Mesela karayollarının onlarca tesisi var ve sadece yazın kullanılıyor. Diyanetin, DSİ, diyanetin ve özel idarenin şu anda boş olan onlarca yerleri var. Ve hatta şu anda kuraları iptal olmuş TOKİ’nin yaklaşık 800 boş konutu var. Yetkililer onları adeta inkâr edercesine, yok sayıyor. Ve sanki orada insanlar çoluk çocuklarıyla birlikte soğukta yaşamıyorlarmış gibi davranıyorlar.
Bütün bunlara rağmen dondurucu soğukta yaşamaya çalışan depremzedeler terk edilmiş durumdadırlar. Orayı terk etmek zorunda kalanlar da onlardan farklı bir durumda değiller.
Yaklaşık bir haftadır toplantılar ve görüşmeler yapıyoruz. Ayrıca bir komisyon oluşturarak onların durumlarını yakından araştırmaya başladık. Yarın Erciş’e de gitmeye çalışacağız. Bazı STK’larla ortak bir inisiyatif oluşturduk. Çare arıyoruz. Onlarca insan soğukta, karanlıkta terk edilmiş durumda. Bu sabah ve bu gece oradaydık. Saatlerce onları hiç dinlememiş gibi yeniden dinledik ve valiyle veya diğer yetkililerle yaptığımız görüşmeleri onlara aktardık. Bu çerçevede yapılması gereken birçok açıklama var, ancak bunları yazacak zaman bulamadığımdan açıklamıyorum.
Bilinmesini istedim…
Dünyayı okuma tarzının taraftarlık bağnazlığında boğulması, insanın kendisine yapacağı en büyük zulümdür. Her şeyi yazmıyorsam, olay sadece yazılanlardan ibaret değil. En yakınımızda duranlar aylardır bize doğru olmayan haberler ulaştırarak bizi oyaladılar. Mesele de belediye-valilik meselesi değil. Eğer bu mağduriyeti BDP kendisine seçim malzemesi yapacağı gibi daha üstü bir mantık imal ediliyorsa, AKP, vali ve savunucuları buna meydan vermesin ve kendisi sorunu çözsün. Çözüm onların seçim malzemesi olsun! Onlara rant kazandırsın. Böyle bir şey düşünmek ve seçim malzemesi olarak kullanmak ahlâkla bağdaşmaz. Sorun var, çözülmesi gerekir. Aylardır bunun için uğraşıyoruz. Siz bu karın, soğuğun altında karanlıkta yaşam mücadelesi vermenin ne kadar acı verici olduğunu düşünüyor musunuz? Tavsiye ediyorum, gece bir saat onlarla yaşayın…
İnsanın aklının donması böyle bir şey olsa gerek, BDP karşıtlığı/düşmanlığı üzerinden sorun çözülmez ve dünya doğru okunmaz. Sorunu çözmeleri gerekenler çözüme yaklaşmadıkları zaman, kendisini halktan gören muhalif kesimler devreye girer kaçınılmaz olarak.
Depremzedeler mağdur, onların sorununa kim el atarsa sevabı da onun olur.
Yüzlerce sosyal konut boş değil mi, istersen isimlerini deşifre edeyim bu piyasanın baronları isteseler olayı bir haftada çözemezler mi?
Mesele sadece maddî olarak çözmek değil, manevi olarak onların yanında olmak gerekmiyor mu?
Belediyenin dışında kim onlara bu ana kadar samimi bir yaklaşım gösterdi? Çevre temizliği için belediye gelirinin yüzde biri kesilip bir havuzda toplanıyor ve bu trilyonlar ediyor. Şu anda bu paralara ne olduğundan haberiniz var mı? Belediye bütçesinin 200 milyon olmasına karşılık, sadece karayollarının bütçesinin bunun on katından fazla olduğunun ne anlama geldiğini de düşünmek gerekiyor. Cahil insan gerçekten cesur insandır.
Konteyner kentte elektrik bağlatmaya çalıştık, resmî kurumların engeliyle karşılaştık. Neler yaşadığımızı biliyor musunuz? Çözüm olarak katalitik soba verildi, o insanlar soğuktan donmasın diye. Sıcak evlerinizde oturarak olayı anlayamazsınız. Bir kavme olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Eğer o dondurduğunuz aklınızı buzluktan çıkarıp biraz dinlendirirseniz, gerçekten bütün bu söylediklerinizin sadece bir kavme olan düşmanlıktan kaynaklandığını görürsünüz. Tedaş bölge müdürüyle dün neler yaşadığımızı biliyor musunuz? Bilmiyorsanız, zahmet çekip sorun. Neler yaşandığını sadece kara propagandanın etkisinde kalarak öğreniyormuş gibi yapmayın.
Bunca sosyal tesise rağmen, o insanların çaresiz bir şekilde sıfırın altında 10-15 derece soğukta battaniyelerine bürünerek yaşam mücadelesi verdiklerini biliyor musunuz? O çocukların, soğukta neler çektiğini düşündünüz mü? Vali bey bile sizden daha iyi düşünüyor… Onun gerisinde kalmak züldür. O çocuklardan dolayı rahatsızlığını dile getirerek, istenmesi durumunda onların çocuklarının ellerinden alınabileceğini söylüyor. Siz bu kadarını bile düşünemiyorsunuz. Eğer bunu düşünseydiniz, Anayasa referandumunda “bir gün gelecek onayladığınız bu yasadan dolayı devlet sizin çocuklarınızı istismar ediyorsunuz diye ellerinizden alacak” demiştik. İşte bugün tam da o gündür. Vali söz arasında en az 3 kez böyle bir şey yapılabilineceğini söyledi. Yüz kızartıcı bir iş yaptınız, bunu elbette bir gün anlayacaksınız ama iş işten geçmiş olacak.
Her şeyden önce yarın Allah’ın huzurunda bunların hepsinin hesabının sizden de sorulacağını düşünüyor musunuz?
Gece-gündüz iftira, karalama, yalan sizin işiniz olmamalı. Hayata kendi pencerenizden bakmanıza bir şey demiyorum. İnsanlığın bize ulaşan bilgisinin ilk gününden bugüne kadar tarih hep bu farklı bakış açıları sonucu ortaya çıkan pratiklerle doludur. Bir zihin kirlendiği zaman suyla temizlenemiyor maalesef.
Ayrıca hiçbir konteyner kentte şimdiye kadar bir ölüm yaşanmadı. Sosyal medyadaki açıklamalar yanlıştır.
Yakup Aslan
Mazlum-Der Van İl Başkanı

Hiç yorum yok: