Salih Mirzabeyoğlu'na Özgürlük

Basın açıklaması:
Kamuoyuna;
Bugün AKP İstanbul İl Başkanlığı'nın önünde zalim emir’e karşı hak sözü söylemek için 16. kez toplanmış bulunuyoruz.
Hemen belirtelim ki bizler, buraya birer lütuf dilenmeye gelmiş teba değil, siyasî ve anayasal haklarımızı kullanarak 28 Şubat NATO darbesinin öz evladı olan, AKP iktidarına karşı, Salih Mirzabeyoğlu'nun ve diğer anti-emperyalist siyasî mahkûmların haklarını savunma geldik.
28 Şubat NATO darbesi, zaten var olmayan demokrasiye karşı bir saldırı değil, Türkiye'nin emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi kösteklemeye çalışan bir toplumsal mühendislik projesidir.
Mirzabeyoğlu örneğinde görüldüğü gibi bu proje 17 yıldır tıkır tıkır işlemektedir.
İç politikada uygulanan neo-liberal kumarhane kapitalizmi, dış politikada uygulanan emperyalist politikalar, Türkiye’nin son 12 yılda kesin bir şekilde BATI emperyalizmine boyun eğdiğini gösteriyor.
Sayın başbakan Gezi olayları sırasında sık sık “faiz lobisi, faiz lobisi” deyip durdu. Ancak AKP döneminde kamu borçları neredeyse iki katına çıkmıştır ve faiz lobisine yıllık olarak 50 milyar TL'yi aşkın para ödenmektedir.
Üstelik bunlar sadece kamu borçlarıdır, öte yandan bankalar bütün bir halkı borçlandırmış, Türkiye bir bütün olarak bu dönemde tefecilik düzenine boyun eğmiştir. En basitinden, bankaların el koyduğu köyleri hatırlamak durumun ne kadar vahim olduğunu göstermeye yeter...
Bir de Türkiye'nin dış politikasındaki büyük başarısızlık, Irak, Afganistan, Libya ve Suriye'de emperyalist ülkelere verdiği açık destek ve genel olarak düşünüldüğünde Ordu’nun itibarsızlaştırılması gösteriyor ki 28 Şubat NATO darbesi AKP sayesinde hedefine ulaşmıştır.
Sayın başbakan 28 Şubat davası ile ilgili şöyle bir açıklama yapmıştı: “Bu dalgalar böyle arka arkaya geldikçe kusura bakmasınlar, bu dalgalarda bu ülke boğulur. Bu kadar bu iş bence uzatılmamalı.”
Biz de “neden?” diye soruyoruz sayın Başbakan'a...
Bizler, bugün Irak'ta, Afganistan'da, Libya'da, Suriye'de AKP'nin politikaları yüzünden ölen milyonlarca insan adına buradayız...
Bugün, hakları ödenmeyen işçinin, toprağına bankalar tarafından el konan çiftçinin ve ADALET arayan bütün yurttaşlar adına buradayız...
Dün Sayın Fikret Başkaya'nın Özgür Üniversite'de yaptığı tespite aynen katılıyoruz:
“Türkiye'yi bir şiddet toplumuna dönüştürdüler, Türkiye bir şiddet toplumudur. Artık bu vahşi kapitalizm hem ekolojik hem sosyal olarak insanlığı uçurumun kenarına kadar sürüklemiştir ve uçurumdan aşağı düşmeye çok az kalmıştır. Paradigmanın iflası budur. Bu çerçevede İnsanlığın kapitalizmi yıkmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Kapitalizm insanlığın tarihinde bir sapmadır. Kapitalizme karşı çıkan radikal ulusçu ve sosyalist hareketler birlikte düşünülebilir.”
Bizler de belirtiyoruz ki, artık Türkiye için emperyalizm'e karşı birleşme vaktidir.
Bizler derdi olan herkesin derdiyle dertleniyoruz.
Sayın Salih Mirzabeyoğlu'nun ortaya koyduğu fikir ve ahlâkın gereği budur.
Türkiye'deki bütün haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler sona erinceye kadar her platformda zalim emir’e karşı hak sözü söylemeye devam edeceğiz.
Büyük Anadolu Gençliği İnisiyatifi
Güldenizde Elifler Platformu
15.12.2003

Hiç yorum yok: