2014’te Krizin Seyri ve Olasılıklar

YAPISAL KRİZ YENİ EVRELERLE YOĞUNLAŞIYOR
Kapitalizmin yapısal krizi 2008 sonrası bir dizi iç evre ve salınım yaşadı. Her evre, krizin derinleşmesine ve yoğunlaşmasına yol açtı.
Küresel düzeyde farklı biçim ve fazlarda gerçekleşen kriz, birbirini besleyen, tetikleyen bir içerik kazandı. Kapitalist entegrasyonun 21. yüzyılda ulaştığı olağanüstü boyut ve spekülatif sermayenin yıkıcı hareketleri ve küresel borsaların enfekte edici etkisi, krizin yayılmasını, yoğunlaşmasını ve derinleşmesini beraberinde getirdi.
Kriz Avrupa kıtasında, 2009 sonrasında, kamu borç krizi ve zombi bankacılık krizi şeklinde biçim aldı. ABD’de 2008’de, konut piyasalarındaki çöküşle başlayan kriz, borç tavanı ve borç krizi şeklinde tezahür etti. Ayrıca son 5 yıllık süreçte küresel bazda, finansal dalgalanmaları beraberinde getirdi. Küresel ekonomi altüst oldu. Bu süreçte hem metropollerde, hem de periferide kamu borçları olağanüstü boyutlara yükseldi.
YAŞANAN YIKIM II. DÜNYA SAVAŞI’NIN YARATTIĞI BOYUTA ULAŞTI
Küresel düzeyde ticarette ve sanayide şiddetli deformasyonlar yaşandı. Büyüme oranlarında, iyileşmeyen düşüşler görüldü. Radikal sosyal yıkım programlarıyla yoksulluk ve sefalet küreselleşti. Sistematik yoksullaştırma, mülksüzleştirme, işşizleştirme ve güvencesizleştirme politikalarıyla kitleler enkazlaştırıldı.
Son 5 yılda yaşanan tahribat, ikinci paylaşım savaşı sonrası ortaya çıkan maliyete ulaşmış durumda. Kapitalist devletlerin krizin tahribatından kurtulmak için 12 trilyon dolara ulaşan operasyonları sonuç vermedi.
Krizin katastrofik döngüsü sürüyor. Her evre bu döngüyü besliyor. Enerji biriktiriyor. Kapitalist entegrasyonun ulaştığı düzey merkez, periferi etkileşimini şiddetle yükseltti. Katastrofun merkezden çevreye, çevreden merkeze yayılım hızı ve riski olağanüstü arttı. Özellikle son 5 yıldır yaşanan finansal gelgitler ve şiddetli türbülanslar bu yönün aktüel pratikleri olarak dikkat çekti.
FED Mayıs 2013’te, parasal genişlemeye son vereceğini açıkladı, karar IMF tarafından küresel ekonomi için tehlike olarak tanımlandı. Ardından FED, yıl sonunda aylık 10 milyar dolarlık daralmaya gitti. Daralma, başta Türkiye dâhil, “yükselen piyasaları” sarstı. Bu gelişmeler çözümlememizi güçlendirmektedir. Kapitalist entegrasyon düzeyi ve spekülatif sermayenin olağanüstü hareketleri, ortaya çıkan bir “sorunu”, hızla küresel bir “soruna” ve yıkıma dönüştürüyor.
İSYAN ENTERNASYONALLEŞİYOR
ABD, AB ve BRICS dâhil ikinci kuşak kapitalist ülkelerde kamu borçlarının ulaştığı boyut, küresel ekonomide ciddi riskleri beraberinde getiriyor.
FED’in parasal genişlemeyi yavaşlatma kararı alması ve Mart 2014’te genişlemeyi durduracağını açıklamasıyla, yeni yıl büyük finansal gelgitlere gebedir. Özellikle “Kırılgan 5’li” diye tanımlanan ülkelerin bu süreçten hızla etkilenmesi kaçınılmazdır.
Bunun yanı sıra 2008’de, ABD’de Mortgage piyasasında oluşan spekülatif balonun patlaması gibi, 2014 yılında küresel boyutta benzer bir gelişmenin yaşanması yüksek bir olasılıktır. Bugün birçok metropol ülkede emlak krizi riski artıyor. Özelikle Çin’de yaşanacak bir emlak krizi küresel ekonomiyi altüst edecektir. Çin, emlak krizinin yaşanacağı ilk ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Çin’deki emlak krizi riski yeni bir finansal tsunaminin habercisidir.
Avrupa’da başta İspanya olmak üzere bir dizi Güney Avrupa ülkesinde ve bazı merkez ülkelerde de bu risk artmaktadır. Avrupa’da yaşanan kamu borç krizi ve bankacılık krizi, olası emlak kriziyle derinleşecektir. Başka bir ifadeyle, Avrupa’da krizin yeni evresi ve biçim alışı emlak krizi şeklinde tezahür edebilir. Kamu borç krizi ve bankacılık krizi birbirini tetiklediği ve beslediği gibi, yeni kriz tezahürlerini beraberinde getirebilir. Avrupa’da krizin devamı küresel istikrarsızlık ve küresel finansal gelgitleri kaçınılmaz kılar. Öte yandan başta merkez ve BRICS ülkelerinin yüksek kamu borçlarının bulunması ve alınan her önlemin bu borçları daha da artırması ve bankacılık krizini tetiklemesi, sistemi tam bir çıkmaza sürüklemektedir. Sistem tam anlamıyla zombileşmiştir.
Burjuva iktisatçıların ve finans-kapitalin (The Economist, Financial Times gibi) farklı sözcülerinin 2014 yılında Avrupa’da ve küresel düzeyde resesyondan bahsetmesi boşuna değildir. Bu örtük ama gerçekliğin bir ifadesi olan yaklaşımlar, 2014’ün kritik bir yıl olacağını gösteriyor.
Kapitalizmin yapısal krizi derinleşiyor, küresel boyutta sınıflar mücadelesi gelişiyor, sınıfsal antagonizma yoğunlaşıyor ve şiddetleniyor. Ve isyan enternasyonalleşiyor. 2013 yılı muazzam proleter kitle hareketlerine ve ayaklanmalara sahne oldu. 2013 yılını, 2014’de yaşanacakların habercisi olarak Güney Kore’de genel grevle bitirdik. 2014 yılı kavganın ve mücadelenin yılı olacak... Küresel isyan her coğrafyada mayalanıyor. Yapısal kriz ve yarattığı sonuçlar bu mayayı güçlendiriyor.
Volkan Yaraşır

Hiç yorum yok: