Mısır'ın Erdoğan'ı Mursi'nin Tahtı Sallanıyor

Kardavi'nin, Katar'ın, Türkiye'nin desteklediği Mursi'ye karşı çıkanlar, sol muhalefet, devrimci muhalefet ve İslamcı muhalefetten oluşuyor.
Mursi taraftarlarının, Tahrir'dekilerin “'dinsiz sosyalistler ve komünistler” olduğunu söylemesi tamamen dezenformasyon amaçlı; tıpkı Gezi Parkı eylemlerine müslüman kesimin katılımını engellemeye dönük yalanlarda olduğu gibi.
Mursi, bölgede ABD'nin desteklediği ılımlı İslamcılardandı. Filistin’in can damarı olan tünellerin %98’i tarafınca kapatıldı ve Gazze’ye ikmal yapılan ana hatları kesmiş oldu. İslamcı olsun veya olmasın, muhalefetin buna ortak tepki gösterdiği biliniyor. Çünkü İslamcıların da diğer muhalif grupların da ortak kaygısı Filistin.
Topluma lanse edilen “ehven-i şer” anlayışı yüzünden “bundan daha kötüsü gelmesin” mantığıyla kötünün iyisi olarak topluma lanse edilen Mursi ile İhvan'ın kurucuları Seyyid Kutub ve Hasan El Benna'yı asla karıştırmamak gerekiyor. Özellikle Mursi’yi destekleyen muhafazakâr kitlelerin Mursi’nin eski İhvan çizgisine sahip olmadığını da anlamaları gerekiyor. 
Mursi, Kardavi, Katar, Türkiye ve Suud yöneticileri tarafından destekleniyor. Destekleyenlerin politik kimlikleri bile şu an içinde olduğu çizgiyi özetlemeye yeter artar bile.
Bu arada Mısır tıpkı Türkiye gibi ılımlı İslamcılık ile yönetilmesi daha uygun görülen ve halk kitlesinin böylece kontrol altında tutulabileceği düşünülen yerlerden birisiydi. Nitekim ilk Tahrir olaylarında ABD tarafından açıkça desteklendi ve Mursi de bu desteğe yönelik olarak zaman zaman memnuniyet ve minnet ifade eden cümleler kurmuştu.
Türkiye gibi yerlerde düzenlenen Mursi’ye destek gösterileri ise İslamcı kesimi yönlendiren toplum mühendislerinin bir operasyonu olarak görülebilir. Maksat topluma lider olarak lanse edilen ABD yanlısı ılımlı İslamcı kesimin ayakta tutulması ve halk tabanı sağlanması.
Mursi taraftarlarının “karşı devrim” suçlamasına karşın, halkın her görüşten kesiminin katılımı bu iddiayı yalanlıyor. 
Filistin meselesi başta olmak üzere, ülkede ekonomi bir önceki zamana göre daha kötü durumda ayrıca özgürlükler kısıtlanmış durumda.
Cezaevleri muhaliflerle dolu ve halka verilen hemen hiçbir söz yerine getirilmiş değil. 
Türkiye'de Mursi’ye destek sağlamak amacıyla toplanan kalabalıkların “din düşmanı-İhvan karşıtı” gruplar olarak lanse edilmesi ise kasıtlı bir yalan.
Olası bir öngörü ile ordunun yönetime el koyması ise yakın görünüyor. Tahrir direnişçileri ise ne orduyu ne de Mursi’yi asla istemediklerini söylüyor.
Görülen o ki Mısır’ın Erdoğan’ı Muhammed Mursi’nin tahtı sallanıyor. Taksim-Gezi olayları ile muhalefetin sokak gücünü gören Erdoğan'ın Arap Afrika’sındaki muadili her an alaşağı edilebilir.
Bundan sonra önemli olan, olayın gerçek bir devrim olabilmesi için Mursi sonrası diktatörlere müsaade edilmemesi, en başta ordu güçlerine.
Bekleyip göreceğiz.


Hiç yorum yok: