Mısır’da Protestolar: Öfke, Mizah ve Grafiti!

Mısır’ın başkenti Kahire’nin sokaklarında boş alanları hiç yorulmadan resimleriyle süsleyen genç ressamlar, “5 bin yıl önce duvar resimlerini yüksek sanat mertebesine çıkaran ilk kadim Mısırlılar olmuştu. Biz de günümüzde bu görevi devraldık.” diye şakalaşıyor.
“25 Ocak'tan bu yana Kahire binalarının duvarları sloganlar, siyasî çağrılar, karşıtların karikatürleri, sokak çatışmalarında ölenler için taziyeler ve portreleriyle süsleniyor. Mübarek rejiminin altın çağında böyle bir “grafiti patlaması” elbette katiyen düşünülmezdi. Ancak ayaklanma başladıktan sonra da çoğu ressamlar, özel ve kamu binalarının dokunulmazlığını ihlal ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınıyordu. Elbette bu sadece bir bahaneydi. Ressamlar çalışmalarıyla Mübarek rejimine övgüler yağdırsaydı büyük ihtimalle polis buna göz yumardı. Ancak Mübarek’i öven yoktu. Eski rejim sokak ressamları arasında hiç ama hiç popüler değil.
Bugünlerde boya, fırça ve aerosol tüplerle sokaklara çıkan genç ressamlar da mevcut yeni rejimi övmek için hiç acele etmiyor. Kahire’de grafiti sanatı, protestonun sesi ve ayaklanmanın sembolüydü ve öyle kalıyor.
(İntihar – her “ihvangi”nin (Müslüman Kardeşler yandaşı) kaderi 30.06’dan sonra)
30 Haziran, Müslüman Kardeşler hareketinin üyesi Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin göreve başlamasının birinci yıldönümü. Peki, son bir yılda duvar resimlerinde hangi yeni konular oluştu?
Yeni konulardan biri elbette ki cumhurbaşkanı oldu. Kahireli üniversite öğrencisi Muhammed Cemal şöyle anlatıyor:
“Bence, Mursi bu bir yılda ülke için hiçbir şey yapmadı. Mübarek, elbette kötü bir cumhurbaşkanıydı, ancak Mursi ile hiçbir cumhurbaşkanımız yok diye hissediyoruz. Sadece bir ülkeden diğerine geziyor. Bu bir yılda ne yaptı? Bu duygularımızı resimler üzerinden insanlara aktarıyoruz.”
 
(Temarrüd hareketi - 30.06. Özgürlük Günü.
Cebhe gençlik örgütü “ihvanga” işgaline son verecek.)
Protesto grafitinin bir diğer yeni konusu Müslüman Kardeşler. Sakallı korkunç bir amca, sokak duvarlarının devamlı karakterlerinden biri. Kardeşler’in destekçileri de eleştiri için özel bir konu. Resimlerden biri, “kim kimden” ile başlayan sokak çatışması sahnesini yansıtıyor. “Ben Kardeşler’denim” diyen dev kötü bir adama bir genç, “Ben ise devrimcilerdenim” yanıtını veriyor.
 
(Ben “ihvangi” (Müslüman Kardeşler)- “Bense Devrim”.)
Elbette, sokak çatışmalarında ölen gençlerin “anı portreleri” de popüler konular arasında kalmaya devam ediyor.
Diğer taraftan da Kahire, politik ve diğer herhangi bir zeminde sokak çatışmalarını artık geride bıraktı. Barış, karşılıklı anlayış ve iyi niyet temalı grafitiler gittikçe ağırlık kazanmaya başlıyor.
Ancak şimdi, Mursi karşıtlarının 30 Haziran’da planladığı kitlesel yürüyüşler arifesinde, toplum iyice elektriklenmiş durumda. Bu gerginlik, yeni duvar resimlerine de yansıdı. Bir genç ressamlar grubu ise Kahire’nin en büyük caddelerinden birinde karton afişlerinde bir galeri açtı. Başlıca amaçları, herkesi 30 Haziran’da yürüyüşe davet etmek.
  
(Planlar ve projeler – yalan. Vatandaş aldatıldı.)
Protestoculardan Muhammed Abdullah şunu söylüyor:
“Hepimiz üniversite öğrencisiyiz. Farklı üniversitelerden geliyoruz, birbirimizi sosyal ağlardan tanıyoruz. Mevcut yönetimden memnun olmadığımızı gizlemiyoruz. Ancak metro trenlerini durdurmak ve yolları kapatmak da istemiyoruz. Düşüncemiz, protesto namına toplum yararına olacak bir şeyler yapmak. Bu nedenle kaldırım taşlarını temizledik ve yıkadık, kenarını boyadık, kaldırım üzerinde de posterlerimizi yerleştirdik. 30 Haziran’da herkesi sokaklara çıkmaya ve protesto yürüyüşlerine katılamaya davet ediyoruz. Ancak barışçıl olacağını özellikle kaydediyoruz.
Toplumun, karşıtlar ve yandaşlar diye ikiye bölmesinden rahatsızız. Ülkemizin başında, sadece yandaşlarını değil tüm Mısırlıları kucaklayacak bir cumhurbaşkanı istiyoruz. Bence afişlerimiz ve barışçıl eylemimiz Kahirelerin kalbine ulaşmayı başardı. 10 arabadan 9’unun sürücüsü bize gülümsüyor, her şeyi doğru yaptığımızı söylüyor. Diğerlerinden ise hakaretler yağıyor. Yine de herkesle saygılı bir şekilde konuşuyoruz. Mısırlıların birbirleriyle konuşması, düşüncelerini aktarması, nasıl yaşaması ve düşünmesini dikte etmemesi gerekiyor. Amacımız da bunu öğrenmeleri gerektiğini göstermek. Toplumuz için huzur, istediğimiz bu.”
   
(“Kureysti öldü”, diyorlar. Onlara, “yaşıyor”, deyin. Cennette ölüm yok.)
Ancak şimdilik Kahire, tüm Mısır gibi, ikiye bölünmüş durumda. Bunu, kartonlar ve duvarlardaki grafitiler de hatırlatıyor. Ve bu ideolojik cepheleşmenin 30 Haziran’dan sonra da devam edeceği açıkça belli oluyor.

Hiç yorum yok: