Allah’a Şikâyet

Başbakanı Allah’a şikâyet ediyorum.
Malumunuz Gezi Parkı direnişi çerçevesinde Antikapitalist Müslümanlar’ın çağrısı ile katılan cemaat birlikte direnişe destek amacıyla Cuma namazlarını Gezi Parkı’nda kıldılar. Cuma hutbesinde de Cuma’nın geçek amacı doğrultusunda yöneticilerden Gezi Parkı özelinde hesap sordular. İktidarı Kur’an ayetleri ile uyardılar ve de tavırlarını vahyî bakış açısı ile belirleyerek kendilerinin mazlumdan, mağdurdan, ötekileştirilip yok sayılanlardan, hakları gaspedilenlerden yana olduklarını ve bu duruşun Müslümanca bir duruş olduğunu deklere ettiler. Akabinde Cuma namazlarını eda ederek Allah’ın huzurunda duruşlarını teyiden söz verip Cuma salatını sona erdirdiler.
Evet, ben de o cemaatteydim ve de ifade edilenlere kalben ve aklen iştirak ettim bir Müslüman olarak durduğum yeri belli ettim ve inancım gereği bu yolda yürüyeceğime Allah’ın huzurunda söz verdim.
Şimdi; başbakan burada kılınan, benimde iştirak ettiğim namazı kılanlar için meclis gurup konuşmasında “güya namaz kılanlar” ifadesini kullanmış, hiç çekinmeden benimle Allah arasında cereyan eden namazın nasıl olacağına müdahale etme cüretini göstermiştir.
Başbakan bu zamana kadar haddini aşan birçok cürette bulunmuştu, mesela en son bizim nasıl düşünmemiz gerektiğini de kendisi tarif etmişti, ancak bu seferki başka. Bu sefer Allah ile benim arama girme cüretine yeltenmiş, benim ibadetimin nasıl olacağına karar verme erdemsizliğini göstermiştir.
Ya Rab, senin huzurunda o gün Gezi Parkı’ndaki senin mescidinde (Allah yeryüzünün her tarafının kendi mescidleri olduğunu Kur’an’da söylüyor) niçin saf tuttuğumu, sana nasıl ve hangi niyetle söz verdiğimi, dua ettiğimi yalnız sen bilirsin. Benim namazımın ne anlama geldiğini, kabul edilip edilmediğini yalnız sen bilirsin. Benim Cuma namazımın peygamberî bir saflaşma olup olmadığını senden başkası bilemez. Lâkin bugünkü muktedir seninle benim arama girmeye çalıştı. Kendisine hutbede hesap sorulunca erdemli yöneticinin yapması gereken cevap verme yolunu seçmeden, seninle benim aramdaki kutsal bağa dil uzattı ve de sadece senin tasarrufunda olan kulunun salatını kabul edip etmeme iradesini kendinde görerek, pervasızca kendini senin yerine koyarak ilahlığa soyunarak benim seninle olan bağımı geçersiz saydı.
Ya Rab, her şey senin huzurunda gerçekleşiyor, her şeyi gördün, benim seninle olan rabıtamın sorgulanmasını yalnız sana şikâyet edebilirim çünkü seninle olan bağıma senden başka şahitlik edecek yoktur.
Ya Rab, senin şahitliğini istiyorum ve de sana arz ediyorum; benim seninle olan rabıtama dil uzatan bu muktedire hakkımı helâl etmiyorum, etmeyeceğim. Seninle benim arama girmesine asla müsaade etmeyeceğim. Onun için ilk önce gücüm yettiğince bu dünyada, senin huzurunda ve de senin şahitliğinde onunla mücadele edeceğim, yetmez ise öbür dünyada yine senin huzurunda ve de senin şahitliğinde ondan hesap soracağım.
Ya Rab, ben bir Müslüman olarak iman ederim ki bu konuda yalnız senin şahitliğin geçerlidir. Şimdi sana dua ile arz ediyorum kabul et.
ŞAHİT OL YARAB, ŞAHİT OL YARAB, ŞAHİT OL YARAB…
Abreg Togan

Hiç yorum yok: