Gizliden Açığa İlk Komünistler

Hafi (Gizli) TKP, 1920 yılı Kasım-Aralık aylarında bir dizi sorunla karşılaşmıştı. Partinin önemli üyelerinden Şerif Manatov sınır dışı edilmiş, Eskişehir’deki Ethem’in Seyyare Yeni Dünya gazetesi Ankara’ya taşınmış, Ankara’da hükümetin Çerkes Ethem ve milis kuvvetlerini dağıtma politikası ağırlık kazanmaya başlamış, Mustafa Kemal ve yakın çevresi kendi denetimlerinde bir komünist fırkası (partisi) kurmuşlar, Yeşil Ordu tamamen dağılmış ve Yeşil Ordu içindeki milliyetçi ve solcu mebusların büyük bölümü yeni kurulan bu resmî fırkaya girmişler, hükümet komünist politikanın yalnız kendisinin kurduğu parti kanalıyla yapılabileceğini, diğer faaliyetleri yasakladığını bildiren emirname çıkarmıştı.
Bu sırada Yeşil Ordu’nun (Resmî) TKF’ye katılmayan Nazım Bey ve yakın çevresi ise örgütsüz kalmış durumdaydı.
Hafi TKP, “gizli” kalmayı kitlelerle bağ kurmakta, geniş ve etkili propaganda yapmakta ve örgütlenmekte büyük bir zafiyet olarak görmeye başladıktan ve hükümet resmî bir komünist partiyle inisiyatif aldıktan sonra, yasal bir parti olmaya karar vermiştir.
Bu arada partinin kuruluş aşamasında -o aylarda hemen herkeste bolşevizmin ve komünizmin yararları konusunda bir ortak görüş varken- neden gizli kurulduğu ayrı bir sorudur.
Hükümetin kendi dışındaki örgütlenmelere getirdiği örtülü bir yasak söz konusu olsa da, burada “gizli” Yeşil Ordu Cemiyeti’nin mevcudiyetinin, “gizli” Ankara teşkilatı olarak doğmanın ve partinin kuruluşunda toplumsal meşruiyeti sağlayacak yeterli aydın desteğinin bulunmayışının, ayrıca kitlelerle bağ kurmada henüz işin çok başında olmanın asıl nedenler olduğu bellidir.
1920 sonuna yaklaşırken Gizli TKP, Yeşil Ordu’nun sol kanat üyeleri ve mecliste bulunan Yeşil Ordu’ya yakın milletvekilleri ile legal bir partiye dönüşmeye karar vermiştir.
Salih Hacıoğlu’nun Komintern’e sunmak üzere hazırladığı rapor ile THİF’in diğer raporlarında bu süreç şu şekilde anlatılmaktadır:
“Mustafa Kemal Paşa hükümeti, memleket dâhilindeki mevcut komünizm cereyanlarını istedikleri şekle sokarak elleri altında bulundurmak amacıyla, başında Mustafa Kemal Paşa olduğu hâlde eski İttihatçılarla millî inkilâpçılardan mürekkep bir de komünist fırkası teşkil etmişlerdi. Fakat daha ilk günü Yeşil Ordu Fırkası’nın maskesini açan hafi Komünist Partisi, bu zenginler Komünist Fırkası’nın maskesini fırlatıp atmakta da gecikmedi. […]”
Hafi Türkiye Komünist Partisi, memleket dâhilinde maddeten değilse de manen oldukça bir mevcudiyet göstermişti. Resmî Komünist Fırkası bu mevcudiyeti sarsmaya başladı. Bunun üzerine parti resmî olarak ortaya çıkmaya mecbur oldu ve bu kararı verdi. Lâkin parti azaları meyanında meclis azalarından hiç kimse yoktu. Yalnız mecliste bir ‘Halk Zümresi’ teşekkül etmişti ki programı oldukça sol ve azalarından bazıları komünistliğe taraftar ve pek yakın görünüyorlardı. Ve bu Halk Zümresi’nin liderleri Nazım ve Şeyh Servet Beylerdi. Bize mütemayil her kuvvetten istifade etmek ve mecliste de bir hizbe malik olmak düşüncesiyle ve sefarethanedeki Rus komünist arkadaşların arzu ve teklifiyle merkez-i umumî bu halk zümresinin liderleriyle temasa karar verdi. Katib-i Umumî Salih Hacıoğlu temasa memur edildi. İlk temasta gerek Nazım gerekse Şeyh Servet parti programını kabul ve partiye girmeye ve aynı zamanda Halk Zümresi’ni de sürüklemeye muvafakat ettiler ve iki taraftan dörder murahhas intihabıyla bir uzlaşma ve birleşme komisyonunun teşekkülü kararlaştırıldı. Bu komisyona partiden Salih Hacıoğlu, Fatma Salih Hacıoğlu, Hilmi, Nevşirvanov arkadaşlar, Halk Zümresi’nden de Nazım, Şeyh Servet, Afyonkarahisar mebusu Şükrü, Afyonkarahisar mebusu Hulusi Beyler intihab olundu. […] Neticede fırka programının siyaset-i umumiye bahsine Halk Zümresi azalarını çekebilmek için Şeyh Servet’in teklifi üzerine yalnız şu ‘fırka asr-ı saadetin samimiyet-i müşterekesini ihya etmek üzere çalışacak’ cümlesinin ilavesiyle ve fırka ünvanının da ‘Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası’ olarak kabul edilmesiyle Halk Zümresi murahhasları tarafından program tamamen kabul edildi. […] Hükümete beyanname 27 Teşrinisani (Kasım) 1920’de verildi. 7 Kânunuevvel (Aralık) 1920’de fırka resmen tanındı. […]
26 Ekim günü İçişleri Bakanlığı 164 nolu resmî hususi tebligatını (Not: Polis emirnamesi. Upmal) yayınlayarak (Resmî) TKP’nin resmen kurulduğunu, bu partinin mührünü taşıyan tasdik belgesi bulunmayan kişilerin hiçbir gerekçeyle komünizm propagandası yapamayacağını ve Yeşil Ordu teşkilatının bu partiye dönüşüp onun emrine girdiğini duyurdu. Bu tebligatın amacı, komünizm propagandasını engellemek ve aynı zamanda gizli çalışan TBKP’nin dağılmasına yol açmaktı. Yeşil Ordu MK’si 25 üyeden oluşuyordu. Bunların halkın nefret ettiği, Mustafa Kemal Paşa’nın zorla teşkilata aldırttığı ve daha sonra anlaşıldığı üzere Mustafa Kemal Paşa’nın partiyi dağıtmasını sağlamak amacıyla kabul edilen 5’i, iki-üç oportünist sosyalistle birlikte adı geçen resmî himayeli TKP’ye geçti. Kendinde böyle devrimci cesaret bulamayan birkaç Yeşil Ordu MK üyesi teşkilattan ayrıldı. Böylece Yeşil Ordu MK’si kendiliğinden dağılmış oldu. Resmî himayeli TKP provokasyonu sonucunda Yeşil Ordu’nun çöküşünün tanığı olan ve yavaş yavaş kendisinin de çökme tehlikesini hisseden gizli TBKP, Yeşil Ordu’nun geri kalan MK üyeleriyle ve mecliste çok radikal politika izleyen halkçı mebuslarla anlaşmayı ve açık çalışmaya geçmek gereğini gördü. […]”
Salih Hacıoğlu’nun kaleminden Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası’na dönüşümün özet öyküsü bu şekildeydi. Kitapta aktarılan bir başka bilgide ise hükümetin komünist hareketi tamamen kendi denetimine alma yolundaki çabası Nevşirvanov’a ait başka bir raporda da benzer şekilde yer almaktadır:
“Komintern arşivlerinde, Ziynetullah Nevşirvanov tarafından hazırlanmış ‘Türkiye Devrimci Hareketinin Tarihiyle İlgili Materyaller’ başlıklı Rusça bir rapor bulunmaktadır. Burada anlatıldığına göre, Resmî TKF, kurulurken İçişleri Bakanı Dr. Adnan (Adıvar) tarafından yayımlanan 16 Ekim 1920 tarih ve 1640 sayılı genelge ile resmî partiye üye olup da oradan mühürlü üyelik kartı almamış kimselerin komünizm propagandası yapmaları ve komünizmle ilgili herhangi bir faaliyette bulunmaları yasaklanmıştır. Bu genelgenin amacı, bütün devrimci unsurları denetim altına almak ve gizli çalışan teşkilatların dağılmasını sağlamaktı. İşte Nevşirvanov’a bakılırsa, Hafi TKF’nin milletvekillerinin kurduğu partinin yasal bir partiye dönüşmesi bu zorunluluktan doğmuştur.”
Hamit Erdem
1920 Yılı ve Sol Muhalefet,
Sel Yayıncılık, s. 178-80

Hiç yorum yok: