Dershaneler, AKP ve Cemaat

Türkiye’de dershaneler, ilk olarak 1960’lı yılların ortasında açılmaya başlandı. 1980 Darbesi’nde ise Türkiye'de 200’e yakın dershane vardı. Turgut Özal’ın iktidar olduğu 80’lerde büyümeye devam eden dershaneler, 2000’li yıllarda ise adeta bir patlama yaptı ve hızla büyüdü. Sadece Fethullah Gülen Cemaati değil, bütün cemaatler dershanelere olumlu baktılar ve dershaneler Anadolu'nun birçok yerinde en önemli eğitim kurumu haline geldiler. 2014 yılında ise resmî olarak 4.500 adet dershane vardır. Aynı zamanda Türkiye'nin 81 ilinin hemen hemen her ilçesinde Gülen Cemaati’ne ait dershane bulunmaktadır.
Şu sıralar dershanelerin kapatılması gündeme geldi. Tayyip Erdoğan önderliğinde hazırlanan bir yasa ile “dershaneler kapatılacaktır. Dershaneler kapanacak ve yerini özel eğitim kurumları alacak” denildi, bu konu hakkındaki çalışmalar hâlâ sürmekte. Peki, ne oldu da Erdoğan çoğu dershanenin sahibi Gülen Cemaati’ne bu tarz bir tavır sergiledi?
Ne olduğunu söyleyelim: 17 Aralık yolsuzluk operasyonu çerçevesinde birçok işadamı ve 4 bakanın oğlu gözaltına alındı. Tayyip Erdoğan'a ve oğlu Bilal Erdoğan'a ait birçok ses kaydı ortaya çıktı. Erdoğan’a göre, bu operasyonların sorumlusu devletin içinde gelişen “Paralel Devlet” adı altında Gülen Cemaati’ydi.
Dershaneler, günümüzde eğitim sisteminin boşluklarını doldurmak, liseye ve üniversiteye girişe yardımcı olmak amacıyla faaliyet göstermektedir. Burada bence öğrencilerin aklına bir soru takılması gerekiyor. Peki ama bizi sınavlara günümüzde neredeyse yarısını geçirdiğimiz okullarımız değil de neden dershaneler hazırlıyorlar? Çünkü okullarda verilen müfredata ait içerikler öğretici içerikler değil. Okullarda verilen çoğu bilgi, boş ve gereksiz bilgi. Çünkü okullardaki altyapı yetersiz. Sınıfında 40 kişiyle beraber ders yapan bir öğrenciden ne kadar başarılı olmasını bekleyebiliriz ki? İşte bu boşlukları dershaneler doldurmak istiyor ve az kişili sınıflarda, sınava yönelik çalışmalarla öğrencileri kendini çekiyor. Dershaneye giden öğrenciler de gitmeyen öğrencilere göre daha avantajlı bir duruma geçmiş olmuyor.
Peki ya parası olmayan öğrenciler? O öğrenciler ne yapacak? İşte Tayyip Erdoğan da sözde bunu düşünüyor ve dershaneleri kapatıyor. Ancak yerine özel okul açarak. Görüldüğü üzere, Tayyip Erdoğan'ın amacı, fakir öğrenciler değildir. Tayyip Erdoğan'ın amacı, 17 Aralık operasyonlarında aldığı yaranın hırsıyla, intikam almaktır.
Görüldüğü üzere, dershaneler Cemaat’in hamlesiyle açıldı. AKP hükümeti ile arası sıkı olan Cemaat, AKP’nin iktidara geldiği zamanlarda ivme kazandı. Günümüzde yolsuzluk operasyonları ile gündeme gelen Cemaat’e karşı, AKP hükümeti ise dershaneleri kapatmaya kalkarak yanıt verdi. Ve şu an yaşanan çıkmazda herkes neler olacağını bekliyor. Sonuç ne olursa olursun, bu iki tarafın güç kavgasında zararı görecek olan yine biz öğrenciler olacağımızdan kuşkunuz olmasın.